YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10432
KARAR NO : 2022/12545
KARAR TARİHİ : 17.10.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :
Dava, 21.06.2010 tarihinde iş kazası geçirdiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı sonrası yapılan yagılamada davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı vekili, …’ın davalı işverene ait işyerinde 22.07.2010 tarihinde geçirdiği iş kazasının Kuruma bildirildiğini, oysa bu iş kazası sonucu oluşan sürekli işgöremezlik derecesine etki eden ilk kazanın 21.06.2010 tarihinde gerçekleştiğini, ancak bu durumun iş kazası olarak bidirilmediğini iddia ederek, bu olayın iş kazası olduğunun tespitini talep etmiştir.Mahkemece verilen davanın kabulüne dair ilk karar Dairemizin 10.05.2016 tarihli kararıyla “Mahkemece, öncelikle ilk kazaya ve ikinci kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı celbedilmeli, iddiayı teyit eden bir tedavi süreci olup olmadığı, varsa birincisinin ikinciye etkisi irdelenmeli ve sonuca göre hüküm kurulmalıdır.”gerekçesiyle bozulduğu, Mahkemece “Her ne kadar davacı …’ın davalı iş yerinde 21/06/2010 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesi talep edilmiş ise de Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 04/10/2021 tarih ve … sayılı raporuna göre; ”…Kurulumuz muayene bulguları, gönderilen görüntüleme tetkikleri değerlendirildiğinde, dosya tetkikinde mevcut verilerle iddia edilen olay ile lomber disk hernisi ve buna bağlı yapılan operasyon arasında illiyet bağı kurulamadığı cihetle maluliyet tayinine mahal olmadığı”, oy birliği ile mütalaa olunur…” şeklinde görüş bildirdiğinden dolayısıyla 21/06/2010 tarihinde gerçekleşen kazanın iş kazası olmadığı “ gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dairemiz bozma ilamında ilk olayın ikinci olaya etkisinin irdelenmesi gerektiği belirtilmiş ise de talebin 21.06.2010 tarihli olayın iş kazası tespit istemli olduğu dikkate alındığında her iki olay arasında illiyet ve etki olup olmadığının sonuca etkili olmadığı bu nedenle 21.06.2010 tarihli olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağına ilişkin değerlendirme yapılarak elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.10.2022 gününde oybirliği ile karar verildi.