Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/12834 E. 2007/15641 K. 06.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12834
KARAR NO : 2007/15641
KARAR TARİHİ : 06.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.11.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında 1449 M2 yüzölçümündeki 38 ada 28 parsel sayılı taşınmaz, dava dışı belediyenin yol fazlası olmasından ötürü satışı ile geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … isimli kişi adına tahdit ve tescil edilmiş, onun satışı ile de 19.9.1994 tarihinde davalı … adına tapuya kayıt edilmiştir.
Davacı hazine 38 ada 28 parselin öteden beri mera niteliği taşıması nedeniyle kaydın iptali ve özel siciline yazılması isteğinde bulunmuştur.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacı Hazine temyiz etmiştir.
Yerinde yapılan keşif sonucu rapor düzenleyen orman mühendisi bilirkişi. Uyguladığı 1960 tarihli memleket haritasında taşınmazın bulunduğu yerin sahiplilik göstermeyen mera vasıflı arazi kapsamında kaldığını saptamıştır. Ziraatçi bilirkişi de 38 ada 28 parselin üzerinde kendiliğinden yetişen çim, kırayrık, mavi ayrık, yumak gibi bitkilerin bulunduğunu, bu haliyle parselin özel otlak olduğu kanısına vardığını, uzun zamandır da bu amaçla yani hayvan otlatmak suretiyle özel otlak olarak kullanıldığını ve özellikle komşu arazilerle aynı bitki örtüsüne sahip olduğunu saptamış ve vurgulamıştır. Bütün bu değerlendirmeler 38 ada 28 parselin mera olduğu sonucunu doğurmaktadır.
4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca meraları kullanma hakkı bir veya birden çok köy ve belediyeye ait olup, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bu gibi yerlerin amacı dışında kullanılması, zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılması olanağı bulunmadığından, mahkemece istemin hüküm altına alınması yerine delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davanın reddi doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 6.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.