YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3947
KARAR NO : 2009/5847
KARAR TARİHİ : 02.11.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesine dayalı bakiye alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı ayıplı mal teslim edildiğinden bahisle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece süresinde ayıp ihbarı yapılmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 16.04.2005 tarihli sözleşme uyarınca davacının yapımını yükümlendiği orman ürününün 16.09.2005 tarihinde irsaliyeli fatura ile davalıya teslimi üzerine davalı tarafından düzenlenen 17.09.2005 tarihli iade faturası ve sevk irsaliyesiyle ayıplı bulunan malzeme davacıya geri gönderilmiştir. Bunun üzerine davacı, 21.09.2005 tarihinde yaptırdığı tespitte, malların sözleşmeye uygun olduğu, bir kısmının da kesilmesi nedeniyle üretim ve satış ebatlarına uymadığı bilirkişice saptanmıştır. Her ne kadar süresinde ayıp ihbarı yapılmadığından dava reddedilmiş ise de davalının teslimden sonra ayıplı bulduğu malları davacıya iade faturasıyla geri gönderdiği gibi 28.09.2005 tarihli ihtarla ayıplı olduğunu bildirmiştir. Bu haliyle süresinde ayıp ihbarının yapıldığı kabul edilmeli, ayıbın niteliği konusunda orman ürünleri konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalıdır. Konunun uzmanı olmadığı anlaşılan mali müşavir bilirkişiden alınan rapor ile yetinilmesi doğru olmamıştır. O halde yapılması gereken iş, konunun uzmanı orman mühendisi bilirkişi ile davacıda bulunan iade konusu malzeme inceletilmeli, ayıplı olup-olmadığı, varsa ayıbın davalı iş sahibinin hatalı kesiminden kaynaklanıp-kaynaklanmadığı hususlarında Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı, sonucuna göre davacının inkâr tazminatı istemi de değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır.
Eksik incelemeyle ve yetersiz bilirkişi raporuyla bağlı kalarak, karar verildiğinden karar, bozulmalıdır. Kabule göre de, davalının takip tarihinden önce gönderilen 28.09.2005 tarihli ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü gözetilmeden işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 02.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.