YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11571
KARAR NO : 2008/10722
KARAR TARİHİ : 15.09.2008
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :
Davacı, trafik işkazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilâmında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan … Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Yasanın 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas ve 2006/106 sayılı kararıyla, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş; Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması karşısında, hükme esas alınması gereken miktarın, hak sahiplerinin gelire girdiği tarihteki ilk peşin değerin kusur karşılığı olarak belirlenmesi yani hükme esas alınan bilirkişi raporundaki 1.şıkkın esas alınarak belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde gelirin, ilk defa ödenmeye başlandığı tarihteki ilk peşin değer miktarlarının esas alınması isabetsizdir.
2-Anayasa Mahkemesinin iptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı 21.03.2007 tarihinden sonra, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, yürürlükteki yasaları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından; davanın açıldığı tarihteki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip vekalet ücreti ve masraf ile sorumluluğuna hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün fıkrasının tamamının silinerek yerine; “1-Davanın Kısmen Kabulü ile 8.750,78 YTL kurum zararının davalılardan (davalı … yönünden poliçe limitinden bakiye 5.417,00 YTL ile sınırlı olmak kaydı ile)müştereken ve müteselsilen alınarak davacı kuruma verilmesine,
2-Dava tarihine kadar işlemiş 7.161,07 YTL faiz alacağının davalı …’ten alınarak davacı kuruma verilmesine,
3-Asıl alacak 8.750,78 YTL’ye dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, (davalı … yönünden poliçe limitinden bakiye 5.417,00 YTL ile sınırlı olmak kaydı ile),
4-Kabul edilen rakam üzerinden hesaplanan 859,23 YTL karar ve ilam harcından daha önce tahsil edilen 775,67 YTL’nin mahsubu ile bakiye 83,56 YTL harcın davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti sınırları dahilinde) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 552,50 YTL yargılama giderinin davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti sınırları dahilinde) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.891,18 YTL vekalet ücretinin davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti sınırları dahilinde) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 15.09.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.