YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3038
KARAR NO : 2006/4277
KARAR TARİHİ : 13.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.7.1989 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 20.4.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında 42.900 metrekare yüzölçümündeki 384 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ile 17 numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü …. oğlu ….. adına tespit, itiraz üzerine komisyon kararı ile payları oranında davalılar adına tescil edilmiştir.
Davacı Hazine, 384 parsel sayılı taşınmazın yitik kişilerden kalan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile taşınmaz kaydının iptali ve hazine adına tescili isteminde bulunmuştur.
Mahkemece davalılardan … …. hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, mera olduğu saptanan 384 parselin kaydının iptali ile mera olarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş, hükmü bir kısım davalılar temyiz etmiştir.
4342 sayılı Mera Kanununun 3.maddesinde yapılan tanıma göre “meralar hayvanlarının otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Bu nitelikleri gereği kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinilemezler. Bu yerler devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.”
Her ne kadar görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği genel mahkeme yerinde keşif yapmamış ise de; görevsiz mahkemece yapılan keşif ile dosyaya sunulan ziraatçi bilirkişi raporundan taşınmazın tarla niteliğinde kültür taşınmazı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, mahkemenin doğru olarak saptadığı gibi 384 parsel mera parselleri ile çevrili bulunmaktadır. 384 parsel sayılı dava konusu taşınmaza 1938 tarihli 10 Ar yüzölçümündeki 17 numaralı vergi kaydı uygulanmış, keşfen uyugulanan kaydın 384 parseli kapsadığı belirlenmiştir. Sözü edilen vergi kaydının sınırları ise doğu, batı ve güneyde bayır, kuzeyde ise yol ile çevrilidir. Az yukarıda söylendiği gibi kaydın bayır sınırlarının eylemli durumda mera olduğu kesinleşen ilamlarla sabittir. O halde kayıt miktarı olan “10Ar” dışındaki yerin kayıt malikleri tarafından sınırlardaki meraya elatılarak kazanıldığının kabulü zorunludur. Meralar süresi ne olursa olsun kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinilemeyeceğinden mahkemenin 384 parsel ile vergi kaydı dışındaki kısmını mera niteliğinde kabul etmiş olması açıklanan sebeplerle doğrudur. Ancak; 1938 tarih 17 numaralı ve 10 Ar yüzölçümündeki vergi kaydının 384 parsele ait olduğu bildirildiğinden kayıt miktarı kadar yerin 384 parselden ayrılarak bu bölümün davalılar adına tesciline, başka bir deyişle Hazinenin kayıt miktarı kapsamındaki yer ile ilgili davasının reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece değinilen yönün gözetilmemesi doğru olmadığından karar açıklanan sebeple bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın hükmü temyiz eden davalılar lehine BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 13.4.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.