Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/4008 E. 2009/6340 K. 23.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4008
KARAR NO : 2009/6340
KARAR TARİHİ : 23.11.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ….ile davalılar vekili Avukat… …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi nedeniyle yüklenicinin yaptığı imalât bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece kesin hüküm sebebiyle davanın kabulüne dair verilen karar, davalı arsa sahipleri vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Arsa sahipleri tarafından Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/72 Esasına kayıtlı olarak açılan davada, yanlar arasında imzalanan 07.07.1995 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin iptâli ile kooperatif adına olan tapu kayıtlarının iptâl ve tescili talep edilmiş, 22.03.2001 tarihinde harçlandırılan karşı davada yüklenici tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle 6.000,00 TL imalât bedelinin tahsili istenmiş, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda aynı mahkemenin 2006/309 E.-363 K. sayılı ilâmı ile kesinleşen sözleşmenin feshi, tapu iptâl ve tescil davası konusunda karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın kabulüne dair verilen karar; Dairemizin 2007/647-4115 E. K. Sayılı ilâmıyla onanarak ve tashihi karar yoluna gidilmeksizin 13.09.2007 tarihi itibariyle kesinleşmiştir. Eldeki dava karşı davada saklı tutulan fazlaya ilişkin hak sebebiyle imalât bedelinin tahsili için açılmıştır. Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarına göre kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi halinde yüklenicinin imalât bedelini fesih iradelerinin birleştiği, fesih konusunda iradeler birleşmemiş ise bu tip sözleşmeler mahkeme kararıyla fesih edilebileceğinden fesih hakkında mahkeme kararının kesinleştiği tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre isteyebileceği kabul edilmektedir. Yine Dairemizin 10.11.2005 tarih 2005/624 E.-5951 K. sayılı ilâmıyla Yargıtay HGK’nın 03.10.2007 tarih 2007/15-614 E. -696 K. sayılı ilâmlarına göre, kısmi davada alınan bilirkişi raporu daha sonra açılan ikinci davada hakimi bağlamayacağı, bilirkişi raporunun kesinlik kazanması ve kazanılmış hak teşkil etmesinin verildiği ilk dava için
olacağı, bilirkişi raporu takdirî delillerden olduğundan kısmî davada alacağın dava edilen miktar kadar olduğunun ispatına yeterli olup, ikinci davaya konu edilen alacağın miktarının davacı yanca kanıtlanması gerektiği ve ilk davada alınan raporun ikinci davadaki alacağın ispatı için yeterli olmadığı kabul edilmektedir. Arsa sahiplerinin açtığı davaya karşı dava olarak açılan ilk davada arsa sahipleri bilirkişi raporuna itiraz ettikleri ve Daire’mizin 23.06.2005 gün 2005/1145 E.-3784 K. sayılı ilâmında da karşı davada talep edilen alacak miktarına göre denilmek suretiyle arsa sahiplerinin karar düzeltme talepleri reddedildiğinden ilk davada imalât bedeliyle ilgili olarak alınan bilirkişi raporundaki miktarın kesinleştiği ve tarafları bağlayıcı hale geldiğinden sözedilemez.
Bu durumda mahkemece gerekirse mahallinde konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle yeniden keşif yapılarak yanlar arasındaki fesih iradelerinin birleştiği 22.03.2001 karşı dava tarihi itibariyle, yüklenicinin gerçekleştirdiği imalâtın mahalli piyasa rayiçlerine göre bedeli konusunda rapor alınıp bulunacak miktardan ilk davada hüküm altına alınan 6.000,00 TL düşüldükten sonra kalan yüklenici alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan davada karşı dava olarak açılan tahsil davasında imalât bedelinin tamamının ödetilmesi istenilmediği gibi karşı davadan önce temerrüt ihtarı olmadığı, bu davada talep edilen 229.731,26 TL üzerinden temerrüt ıslah harcının yatırıldığı 15.08.2005 tarihinde gerçekleştiğinden faizin bu tarihten yürütülmesi gerekirken, temerrüde esas teşkil etmeyen karşı dava tarihinden başlatılması da kabul şekli itibariyle usül ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Kararın belirtilen sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 23.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.