YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2924
KARAR NO : 2006/4257
KARAR TARİHİ : 11.04.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 9.8.2004 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.1.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747 maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı istemine ilişkindir.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
İncelenen paftasına göre davacı 32 parselin mutlak geçit ihtiyacı içinde olduğu sabittir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda amaç, genel yola bağlantısı olmayan taşınmazın genel yola kesintisiz bağlantısının sağlanmasıdır. Geçit hakkı bir irtifak hakkı olması nedeniyle tapu siciline Türk Medeni Kanununu 748. maddesince kaydı zorunlu olan haklardandır. Bu tür davalarda geçit ihtiyacı olan taşınmazın mevcut bir yolla bağlantısı kurulmadan ihtiyaç sahibi taşınmazın geçit gereksinimi karşılanmış sayılmaz.
Yukarıda yapılan kısa açıklamalardan sonra, somut olaya gelince;
Geçit 21.6.2005 tarihli krokide yeşil ile taralı alandan kurulmuştur. Mahkemenin geçit sağladığı 30 ve 31 parsellerin kuzeydoğusundaki yeşil ile boyalı kısım kadastro harici dağlık yerdir. Türk Medeni Kanununun 715. maddesi uyarınca dağ gibi tarıma elverişli olmayan yerler kimsenin mülkiyetinde olmayan ve hiçbir şekilde özel mülkiyete konu teşkil etmeyecek yerlerden olduğundan, buradan davacıya şahsi irtifak hakkı sağlanma olanağı yoktur. diğer taraftan özünü komşuluk hukuku ilkelerinden alan geçit davası ile, komşu parselin ikiye bölünerek komşular arasındaki yarar zarar dengesini 30 parsel maliki davalı aleyhine bozacak şekilde geçit güzergahının 30 parselden krokide gösterildiği şekilde geçirmekte doğru değildir. Bütün bunlardan ayrı geçit güzergahının mer’adan geçirilmesi suretiyle mar’aların kamu malı olma özelliğinin zedelenmesi mer’adan az yukarda sözedildiği gibi, belli bir yerin kişiye özgülenmiş olması da yanlıştır. Açıkça belirtmek gerekirse 20.6.2005 tarihli krokide yeşil ile taralı alanın yasal olarak geçit güzergahı saptanıp buna ilişkin hüküm kurulması mümkün değildir. Davanın açıklanan tüm bu nedenlerle reddi yerine kabulü bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.4.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.