Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/15056 E. 2009/859 K. 28.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15056
KARAR NO : 2009/859
KARAR TARİHİ : 28.01.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.01.2003 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.05.2005 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23.10.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av…. … ile karşı taraf davacı vekili Av. … geldiler. AÇık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Eksiklik nedeniyle dosyanın mahalline geri çevrilip eksikliğin giderilmesinden sonra bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, hukuku … … Kömürü Kurumu uhdesinde kalmak kaydıyla Üzülmez 9.no’lu maden sahasından davalı şirketin 14.02.1996 tarihli rödovans sözleşmesi uyarınca … kömürü çıkardığını, 1997 ve 1998 yıllarında bir kısım … kömürünü davacı kurumun kantarlarından geçirmeden rödovans bedelini ödemeden üçüncü kişilere sattığının saptandığını … sürerek, toplam 98.270.383.840 TL nin katma değer vergisi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, kantarlardan geçirilmeden satıldığı … sürülen … kömürünün 9 no’lu sahadan üretilmesinin mümkün olmadığını, üretilen kömür ile satılan kömür arasındaki farkın üçüncü kişilerden alınarak satılan kömürden kaynaklandığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ; hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 286. maddesi uyarınca hakim, bilirkişi raporu ve görüşü ile bağlı olmamakla beraber Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 275. maddesi hükmü uyarınca, çözümü özel veya
teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Mahkemece, anılan madde uyarınca uzman bilirkişi oy ve görüşüne baş vurulması sonucu iki maden yüksek mühendisi ve bir hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetinin dosyaya ibraz ettikleri 4.3.2005 tarihli raporda, 14.2.1996 tarihli rödovans sözleşmesine göre , üretimin nasıl yapılacağına ilişkin plan ve projeler TTK’ya sunulmakta ve onaylanmaktadır. Çıkan kömür TTK tarafından gösterilen kantarda tartılıp kantar ve sevk fişi ile nakledilmektedir. TTK yapılan üretimin miktarını belirlemek için yerinde ölçüm yapmaya yetkilidir. Dolayısıyla, TTK iddia edildiği gibi kantarlarından geçirilmeden kaçak üretime dayalı kömür sevkiyatı yapılsa bile her yıl ne kadar üretim yapıldığını yerinde ölçümlerle belirleyebilecek donanıma sahip bir işletmedir. Dava dilekçesinde 1997 ve 1998 yıllarında kaçak olarak üretildiği iddia edilen toplam 84553 ( 24073+60480 ) ton kömürün 9 no’lu sahadan üretilmesi ve TTK’nın denetimi dışında sevk edilmesi mümkün değildir. Bunun yapılabilmesi için TTK yetkililerinin çok ağır kusur ve ihmal içinde olması gerekir. Kaçak üretimin olması durumunda sözleşmenin 10. ve 19. maddelerine göre feshedilmesi gerekirdi. 84553 ton kömürün kaçak olduğu iddia edilmişse de, dosyada sevk fişi ve kantar fişi olmadan nakledilirken yakalanan kömür olduğuna dair bir tespit belgesi yoktur. Halbuki, İşletmeler Daire Başkanlığı tarafından 1.12.2003 tarihinde gönderilen yazıda 1997 ve 1998 yıllarında rödovansa esas üretim miktarları verilmekte, bu miktarların belirlenmesinde her türlü denetim ve ölçüm hakkına sahip TTK’nın her hangi bir itirazına rastlanmamaktadır. Bu durumun, 1997 ve 1998 yılları için davacı ile davalı arasında herhangi bir anlaşmazlığın olmadığını ve davalının sözleşmeye uygun hareket ettiğini , davalı tarafın sattığı ve ürettiği kömürler arasındaki farkın davalının kaçak kömür üretip satmasından değil, bedeli ödenmeden satılan kömürün muhtemelen üçüncü şahıs ve kurumlardan satın alınmasından kaynaklandığını TTK kantarında tartılmış kömürün dışında herhangi bir rödovans ödenmesinin gerekmeyeceğini bildirmişlerdir. Özel ve teknik bilgiyi gerektiren konudaki uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen, gerekçeleri de ayrıntılı olarak açıklanmış bu rapor gözardı edilemez. Kaldı ki , benzer başka bir dosyada ( … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2003/285 E. 2004/396 K ) aynı bilirkişiler tarafından düzenlenen aynı mahiyetteki rapora itibar edilerek dava reddedilmiş, karar Yargıtay denetiminden de geçmek suretiyle kesinleşmiştir.
Öte yandan; … Medeni Kanununun 6. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Davacı, somut olayda 1997 ve 1998
yıllarında bir kısım kömürün TTK kantarlarından geçirmeden satıldığını ve bedelinin ödenmediğini kanıtlayamamıştır.
Mahkemece, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen ve gerekçeleri açıklanan davalının herhangi bir rödovans ödemesi gerekmeyeceğine dair rapora itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, olaya uygun düşmeyen yazılı gerekçe ile istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 625.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 28.01.2008 tarihinde oy birliği ile karar verildi.