Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/5506 E. 2009/3719 K. 19.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5506
KARAR NO : 2009/3719
KARAR TARİHİ : 19.06.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, tazminat istemiyle açılmış, mahkemece ıslah da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 24.09.2007 tarihli raporda yıkılan binanın dava tarihi itibariyle değerinin 60.000,00 TL olduğu bildirilmiş, mahkemece de yıkılan bina yönünden bu miktar kabul edilerek karar oluşturulmuştur. Bilirkişi raporunda bu değerin nasıl belirlendiği, hangi kriterler kullanıldığı, amortisman düşülüp düşülmediği açıklanmamıştır. Yıkılan binaya değer takdiri yapılırken objektif değerin dikkate alınması, bu değerden açıkça belirtilecek amortismanın düşülmesi, enkazın kimin tarafından alındığının açıklanması, enkaz mal sahibi tarafından alınmışsa bunun bedelinin de düşülmesi gerekir. Bilirkişi raporunda bu konulara değinilmediğinden ve rapor bu yönüyle Yargıtay denetimine elverişli olmadığından, bu rapora dayanılarak yıkılan binanın değerinin karar altına alınması doğru olmamıştır.
3-Davacı vekili dava dilekçesinde 50.000,00 TL istekte bulunmuş, 17.06.2008 tarihinde harcını yatırdığı ıslahla istediği miktarı arttırmıştır. Davalı yüklenici daha önce temerrüde düşürülmediğine göre, dava dilekçesinde istenilen miktara dava tarihinden, ıslahla arttırılıp kabul edilen miktara ise ıslah harcının yatırıldığı tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken, kabul edilen miktarın tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda 24.09.2007 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine elverişli ek rapor alınmasından, gerekirse yeniden bilirkişi kurulu oluşturularak rapor alınmasından, sonucuna göre değerlendirilme yapılıp karar verilmesinden, faiz başlangıç tarihleri konusunda da yukarıdaki açıklananların dikkate alınmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) ve (3.) bentler uyarınca kararın davalı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 19.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.