YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20923
KARAR NO : 2022/18671
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1) 1163 sayılı Kanun’un 45. maddesinde “Genel kurul olağan ve gerektiğinde olağanüstü olarak toplanır. Olağan toplantının her hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunludur. Genel kurul, ana sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. …” hükmünün bulunduğu, aynı Kanun’un Ek 2/2. maddesinde ise genel kurulu olağan toplantıya çağırmayan yönetim kurulu üyelerinin cezalandırılacağının düzenlendiği, öte yandan 1163 sayılı Kanun’un 81. maddesine göre 3 yıl üst üste genel kurulun toplanmaması halinde dağılmış sayılacağı, ancak bu halde de kooperatifin dağılmış sayılacağı tarihe kadar genel kurulun toplantıya çağrılması gerektiği cihetle, öncelikle sanıkların hangi tarihte ve ne kadar süreyle yönetim kurulu üyesi seçildiklerinin, kooperatifin üst üste üç yıl genel kurul toplantısı yapılmadığı için münfesih olup olmadığının, olmuş ise hangi tarihte olduğunun tespit edilmesinden sonra sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
2) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “01/07/2013” yerine “2013” olarak gösterilmesi,
Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasanın 12. maddesi ile, 5237 Sayılı Türk Ceza Yasasının önödemeyi düzenleyen 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu, 1263 sayılı Yasanın Ek 2/2. maddesinde düzenlenen suçun önödeme kapsamına alındığı, öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas – 2020/33 Karar sayılı iptal kararları ile 7188 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesi ile sadece adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda “basit yargılama usulü”nün uygulanmasının olanaklı hale getirilmiş olduğu anlaşılmakla; sanıklara öncelikle usulüne uygun önödeme önerisinde bulunulması, yerine getirilmemesi halinde ise basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.