YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1125
KARAR NO : 2009/3440
KARAR TARİHİ : 09.06.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, teminat mektubunun irat kaydedilmesi nedeniyle yaratılan muarazanın önlenmesi ve davalı idarenin sözleşmenin feshine ilişkin kararının iptâli istemleriyle açılmış, yargılamanın devamı sırasında teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeniyle bu istek istirdada dönüştürülmüş, ayrıca davacı tarafından harcı yatırılarak yapılan ıslahla tasfiye kesin hesabı alacağının tahsili istenmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı iş sahibi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilâmı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı iş sahibi idarenin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici davalı idareye gönderdiği 21.08.2001 günlü dilekçesinde 2862 sayılı Kararnamenin 17.2.c maddesi uyarınca işin tasfiyesi talebinde bulunmuştur. Davalı idare tarafından yüklenicinin işin tasfiyesi isteminin reddedildiği 17.01.2002 tarihli dilekçeyle yükleniciye bildirilmiştir. Bu durumda istemi reddedilen yüklenicinin makul sürede işin tasfiyesi ve alacağının tahsili için dava açması gerekirken, sözkonusu davanın 25.04.2003 tarihinde açıldığı, tasfiye kesin hesabı alacağının ise daha sonra ıslahla talep edildiği anlaşılmaktadır. Davacı yüklenici kendi eylemi sonucu zararın artmasına neden olamayacağından, davacının tasfiye kesin hesabı alacağının 2002 yılı fiyatlarıyla çıkarılması ve bu şekilde tahsil karar verilmesi gerekirken, 2006 yılı fiyatlarıyla çıkarılan tasfiye kesin hesabı alacağının tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davacı yüklenici 29.05.2008 tarihinde verdiği dilekçe ile tasfiye kesin hesabı alacağının tahsilini istemiştir. Bu dilekçede davacı yüklenici vekili faizden sözetmiş ise de,
cinsini açıklamamıştır. Daha önce davacı yüklenici tarafından davalı idarenin temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir belge de dosyada bulunmamaktadır. Bu durumda karar altına alınan tasfiye kesin hesabı alacağına 29.05.2008 tarihinden itibaren değişen oranlar da dikkate alınarak yasal faiz uygulanmak suretiyle tahsil kararı verilmesi gerekirken, bu konuda yazılı şekilde hüküm kurulması da hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; bilirkişilerden 2002 yılı fiyatlarıyla tasfiye kesin hesabının çıkarılması konusunda ek rapor alınmasından, bu şekilde belirlenecek davacı alacağına 29.05.2008 tarihinden itibaren değişen oranlar da dikkate alınarak yasal faiz uygulanmak suretiyle tahsil kararı verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davalı iş sahibinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) ve (3.) bentler uyarınca kararın davalı iş sahibi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 09.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.