Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/4767 E. 2009/1650 K. 23.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4767
KARAR NO : 2009/1650
KARAR TARİHİ : 23.03.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, rücu yoluyla 95.500,47 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde; davalı yüklenicilerin davacı ile yaptıkları sözleşmeler gereği yüklendikleri edimlerinin ifası sırasında dava dışı üçüncü kişilere vermiş oldukları zarar sebebiyle, Soma Asliye Hukuk Mahkemesi’nde davacı hakkında açmış oldukları 28 adet tazminat davalarında verilen kararlar ile hükmolunan tazminatların, alacaklılarına davacı tarafından ödenmiş olduğu ileri sürülerek; rücu yoluyla, ödenen tazminatların davalılardan müteselsilen tahsili istenmiştir.
Mahkemenin, 14.11.2007 günlü ara kararında davalı şirketlerin ayrı ayrı sorumlu oldukları tutarların ve mahkeme kararı ve icra dosyasına ilişkin olarak ödenmiş olduğu ve davalıların hangi çalışmalarından dolayı istemde bulunduğu hususlarını açıklayıcı dilekçe sunması için davacı vekiline 30 günlük süre verilmiş; ancak, dava dilekçesinde noksanlık olarak değerlendirilen bu hususlar ile ilgili açıklayıcı dilekçe mahkemeye sunulmamıştır.
Dava dilekçesinde bulunması gereken kayıtlar, HUMK’nın 179. maddesi hükmünde açıklanmıştır. Anılan Yasa hükmünde gösterilen hukuki sebeplerle, cevap süresi dava dilekçesinin zorunlu unsurlarından değildir. Ancak, HUMK’nın 179. maddesi hükmünde öngörülen diğer hususlar, dava dilekçesinin zorunlu unsurlarındandır. Dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurların yer almamış olması durumunda, HUMK’nın 187/VII. maddesi gereğince ve cevap süresi içinde davalılarca dava dilekçesinin düzenlenmesinde kanuni noksanlık bulunduğu ilk itiraz olarak ileri sürebilir. Bu ilk itirazlar, mahkemece incelenir ve dava dilekçesinin düzenlenmesinde zorunlu unsurlarda noksanlık bulunduğu sonucuna varılır ise, HUMK’nın 193/I. maddesi gereğince dava dilekçesinin iptâline karar verilmesi gerekir. Bu halde, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez.
Kural olarak; dava dilekçesinin iptâline karar verilmesi halinde; davalı taraf yararına yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilemez. Sadece mahkeme, dava dilekçesinin iptâline karar vermekle yetinir (14.04.1954 gün, 4/14 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı).
Diğer yandan, dava dilekçesinin iptâline ilişkin kararlar 05.05.1943 gün ve 4/17 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, nihai kararlardan olup temyizi mümkündür. HUMK’nın 193/I, III. fıkraları hükümleri uyarınca, davacı dava dilekçesinin iptâli kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren 10 gün içinde yeni bir dilekçe vermeye mecburdur; vermediği takdirde, usulün 193/IV. maddesi hükmünce, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Somut olayda ise, az yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden davanın açılmamış sayılmasına mahkemece karar verilmiştir. Verilen karar, yukarıda açıklanan yasal sebeplerle doğru olmadığından bozulması gerekirse de; mahkemece, düşülen bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2.) bendde açıklanan sebeplerle kararın hüküm fıkrasının “1, 2, 3 ve 4” bentlerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve yerlerine “Davalıların ilk itirazlarının kabulüne ve HUMK’nın 193/I. Maddesi gereğince davacı tarafça verilen 30.07.2007 tarihli dava dilekçesinin iptaline; kararın kesinleştiği tarihten başlayarak 10 gün içinde, HUMK’nın 179/3 ve 5. maddeleri hükümlerinde gösterildiği üzere, davacının iddiasının dayanağı olan ve davalı şirketlere başvuru sebebini teşkil eden mahkeme kararlarını, icra dosyalarını ve davalılarla davacı arasında yapılan sözleşmelerin tarih ve sayısını ve davalılarla ilgilerini açıklar şekilde dava dilekçesini sunması için davacı vekiline süre verilmesine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 68,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.