Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/699 E. 2009/4402 K. 16.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/699
KARAR NO : 2009/4402
KARAR TARİHİ : 16.07.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Davacılar :1-…, 2-…, 3-…,
4-…, 5-… …
Vek. Av. …

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat … ile davalı vekili avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, yanlar arasında yapılan ve Ankara 32. Noterliğince doğrudan düzenlenen 30.11.1994 gün ve … yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile aynı Noterce, düzenleme şeklinde yapılan 01.10.1996 tarih ve 22185 yevmiye sayılı ek sözleşmeye dayalı olarak açılmış olup, cezai şart alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava tarihinden önce ölen … ile … adına açılan davanın aktif husumet nedeniyle reddine; mahkemece daha önce verilen 14.07.2005 tarih 2003/595 E, 2005/426 K. sayılı kararın diğer yönlerden kesinleştiğinin açıklanmasına karar verilmiş; verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekili; davada, yanlar arasındaki 30.11.1994 tarih ve 32475 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile bu sözleşmeye ek 01.10.1996 tarih ve 22185 yevmiye numaralı sözleşmeleri dayanak alarak, ek sözleşmenin (4.) maddesi gereğince ifaya ekli ceza koşulu niteliğindeki alacağının tahsilini istemiştir. Mahkemece verilen 2003/595 E. ve 2005/426 K. sayılı hükümle, davanın kabulüne ve 53.188,00 TL’nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş ve verilen karar Dairemizin 04.10.2007 gün, 2007/4266 E. ve 2007/5979 K. sayılı ilâmı ile davacıların tüm, davalının ise diğer temyiz itirazları reddedilerek, davadan önce ölen davacılar … ile …’nın davalarının aktif husumet yönünden reddi gerektiği gerekçesi ile karar, davalı yararına bozulmuştur.

ÖÇ
./..
s.2

15.H.D.
2009/699
2009/4402

Mahkemece, bozma ilâmına uyulduğu halde, bozma ilâmına aykırı olarak hüküm kurulmuştur. Oysa, bozma ilâmına uyulmakla taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın korunması için bozmada işaret edilen hususların mahkemece noksansız olarak yerine getirilmesi zorunludur. Usuli kazanılmış hak, mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğunu gerektirir. Bozmadan sonra mahkemece verilen kararda davası reddedilen … ile …’nın hakettiği ceza koşulu alacağının tutarı kat irtifakı paylarına göre hesaplanıp kabul edilen 53.188,00 YTL (TL) toplam ceza koşulu alacağından mahsup edilerek geriye kalan miktarın diğer davacılar …, … ve …’e verilmesi gerekirken; davası reddedilen davacıların hakettiği ceza koşulu alacağı tutarının da adı geçen diğer davacılara verilmesi sonucunu doğurur şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. HUMK’nın 388-389. maddeleri hükümlerinde gösterilen hususları, mahkeme hükmünün kapsamaması şüphe ve tereddütler meydana getirerek ilâmın infazının mümkün olmaması bozmayı gerektirir. O halde, Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararına uygun şekilde davadan önce vefat eden … … ile …’nın davalarının aktif husumet yönünden reddine ve dolayısıyla bu davacılar için istenen ceza koşulu alacağının reddine ve diğer davacıların toplam 53.188,00 YTL (TL) tutarındaki alacaktan paylarına düşen alacak miktarının hesaplanmasına ve ıslahla arttırılan miktara ıslah tarihinden, geriye kalan tutara ise 21.03.1998 tarihinden itibaren değişen oranlar da gözetilerek yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bendde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunduğundan 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılar …, … ve …’den alınarak davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 16.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.