YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2734
KARAR NO : 2009/1755
KARAR TARİHİ : 26.03.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Eminönü … Mahallesi 807 ada, 33 parsel sayılı arsa üzerine yapılan inşatla ilgili sözleşmenin feshi, davalıya devredilen ½ tapu paylarının iptâli ile davacılar adına tescili, davalının haksız kullandığı yerler için 7.000,00 TL ecrimisil alacağının tahsili isteminden kaynaklanmış olup, sonradan verilen ıslah dilekçesiyle yapının imar mevzuatına aykırı bulunması nedeniyle yıkımı ve bu iş için gerekli yetki ve sürenin verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece yapının arsa sahibine teslim olunduğu ve iskân ruhsatının da alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporu ve dosyadaki belgelere göre dava konusu taşınmaz üzerinde eskiden mevcut olan yapının yıkılarak yeniden inşaat yapıldığı, inşaat ruhsatı ve iskân ruhsatlarının alındığı anlaşılmakta ise de eski yapının yıkılmasına rağmen cins tashihi yapılmadan ruhsat alınması ve iskân ruhsatının da mevcut yapıya uygun bulunmaması nedeniyle yapının fiili durumu ile iskân ruhsatındaki bilgilerin birbirini teyit etmediği anlaşılmaktadır. İmar mevzuatı kamu düzenine ilişkin olup buna aykırı biçiminde inşaa olunan yapının sözleşmesine uygun bir şekilde teslim edildiğinden sözedilemeyeceğinden ve kaçak yapının yasal hale getirilmesinin imkânsız olduğu durumlarda inşaatın kal’iyle yasal hale getirilmesinin sözleşmenin taraflarının her zaman talep etmeye hakları bulunduğundan inşaatın mevcut durumunun yasalara ve mevzuata uygunluğu belirlenmedir. Bu nedenle mahkemece ilgili belediyeye inşaatın fiili durumu açıklanarak verilen inşaat ve iskân ruhsatlarında eklenerek yasal olup olmadığının, yasal değil ise yasal hale getirilmesi için ne gibi işlemler yapılması gerektiğinin sorulması, yapının yasal hale getirilmesi mümkün değil ise davacıların fesih, tapu iptâli tescil ve yıkım taleplerinin kabul edilmesi gerekir.
Belediyeden alınacak cevapta yasal hale getirilmesinin mümkün olduğunun anlaşılması halinde mahallinde yeniden keşif yapılarak hangi bölümlerin yıkılması suretiyle yasal hale getirilebileceği açıklattırılıp davalıya yapıyı yasal hale getirmesi bakımından gerekli yetki ve mehilin verilmesi, bu mehil zarfında yasal hale getirilemediği takdirde az yukarıda açıklandığı üzere davanın karara bağlanması lazım gelir.
Mehil sonunda yapı yasal hale getirildiği takdirde ise, sözleşmenin feshi ve iptâl isteminin reddine karar verilmelidir.
Ecrimisil istemine yönelik temyiz itirazlarına gelince; yanlar arasında imzalanan ve imzası inkâr olunmayan 01.03.1997 tarihli (Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesidir başlıklı) sözleşmenin 2. maddesinin sonundaki (binaya ilave kat yapılması veya yeni imarda fazla kat verilmesi halinde … Kardeşlerin bir hakkı yoktur) ibaresinin sözleşmeye sonradan ilave edildiği ve renk farkı olduğu açıkça anlaşılmış olup, bu eklentinin davacılarca kabul edilmemesi ve ayrıca parafe edilmemesi sebebiyle geçersiz olması nedeniyle sözleşme dışında fazla yapılan ve davalının işgalinde bulunan yerler için davacıların sözleşmedeki payları arasında işgal tazminatı talep edebilecekleri gözetilerek sonuca varılmadır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu davanın reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 26.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.