Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/15505 E. 2007/16352 K. 26.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15505
KARAR NO : 2007/16352
KARAR TARİHİ : 26.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 3.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 108 parsel sayılı taşınmazda … ait payı 24.11.1976 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, Sulh Hukuk Mahkemesinde 2001/314 E. 471 K. sayılı açtığı dava ile 180/2880 payı adına tescil ettirdiğini, ancak … ait olup diğer paydaşlar üzerinde kalan 360/2880 payın da adına tescilini istemiştir.
Diğer davacı … ise; yine aynı parselde …’e ait payı 15.2.1977 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, 540/2880 payın iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü bir kısım davalılar vekili temyize getirmiştir.
Dava konusu 108 parsel sayılı taşınmaz 1958 tarihli tapulama tesbitinde “… mirasçıları” olarak tesbit görmüştür. Tesbite … vs. adlı üçüncü kişiler itiraz etmiştir. Tapulama Mahkemesinin (1986/24 E. 69 K sayılı dosyasında) yapılan yargılama sırasında …’in mirasçılarından …, … , … ve … vermiş oldukları beyanlarında 108 parselin yapmış oldukları taksim sonucunda kardeşleri … ve … ‘e kaldığını belirtmişlerdir. Bu arada itiraz eden üçüncü şahıslar itirazlarından vazgeçmiş ve bilahare tutanak Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilerek, 108 parsel 13.6.1986 da … adına tescil edilmiş ve kesinleşmiştir.
Bundan sonra … mirasçılarından … (mirasçıları) açmış oldukları 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 1986/267 E. 95/213 K. sayılı dosyada diğer mirasçıların Tapulama Mahkemesinde taksim hususunda vermiş oldukları beyana dayanarak 108 parselin … ve … adına tescilini istemiştir. Yargılama sonunda taşınmazın 720/2880 payının taksime uygun olarak … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, ancak … ‘in tescil konusunda bir davası bulunmadığından onlara taksim sonucu düşmesi gereken payın aynen mirasçılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ve tapu bu şekilde hükmen oluşmuştur. Davacılar, … mirasçıları … ve …’den satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazdaki paylarını ayrı ayrı satın almışlar ve sözleşmeden doğan şahsi haklarına dayanarak vaad borçlularının yerine geçerek mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu düşmesi gereken ancak tapu kaydına yansımayan payları ve miras paylarının tamamının tescilini istemektedirler. Ancak, kadastro yolu ile veya hükmen oluşan tapu sicil kaydı hak sahibi tarafından dava yolu ile bozulmadıkça, hükmen oluşan mülkiyet durumuna değer vermek gerekir. Davacılar … ve mirasçıları tarafından kullanılmayan dava hakkını onların yerine geçerek kullanamazlar. Bu husus düşünülmeden istem doğrultusunda karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle davanın tapu kaydında vaad borçlularının mevcut payları üzerinden kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hüküm bozulmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 26.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.