YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14019
KARAR NO : 2008/15486
KARAR TARİHİ : 18.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.08.2004 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki kaydın terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, beyanlar hanesindeki belirtmenin terkini isteğine ilişkindir.
Davacı, malik olduğu 1 parsel sayılı taşınmazın beyanlar sütununda “yapılan satış işlemi hakkında satış işlemine sıhhat kazandırılıncaya kadar duyuru mahiyetinde belirtme konulmasına ve tapu maliklerine bildirilmesine” şeklinde kayıt bulunduğunu belirterek bu kaydın terkinini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmaz kaydındaki belirtmenin idari işlem sonucu Bakanlar Kurulu Kararı ile konulduğu, bu idari işlem iptal edilmeden terkin isteminin incelenemeyeceği gerekçesi ile ayrıca mahkemenin görevli ve yetkili olmadığı da belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 997 ila 1027.maddeleri arasındaki hükümler, tapu siciline ilişkin bulunmaktadır. Bunlardan, 1008. madde tapu siciline kaydolunacak ayni hakları, 1900. madde sicile şerh verilebilecek kişisel hakları, 1010. ve 1011. maddeler ise temlik hakkının sınırlamaları ile geçici tescili düzenlemiştir.
Türk Medeni Kanununun 1012. ve Tapu Sicil Tüzüğünün 60 ila 64. maddelerinde yedi bölüm olarak düzenlenen “beyanlar” gerek tescillerden,
gerekse şerhlerden farklıdır. Kütüğün beyanlar hanesine işlenen kayıt, kural olarak ne bir ayni hak ihdas eder ne de şahsi bir hakkı güçlendirmeye yarar. Beyanların fonksiyonu, gayrimenkulle ilgili bazı fiili veya hukuki durumlara ya da zaten mevcut bulunan bazı haklara aleniyet sağlamaktan ibarettir.
“Beyanlar” başlıklı 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 1012. maddesi; “Bir taşınmazın eklentileri, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılır. Bu kaydın terkini, kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlıdır. Taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar tüzükle belirlenir. Özel kanun hükümleri saklıdır” şeklindedir.
Yasanın sözü edilen bu hükmü uyarınca genellikle tapu kütüğüne yazılarak alenileştirilmesinde fayda umulan hukuki ilişki ve fiili durum şeklinde tarif edilen her beyanın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilebilme olanağı yoktur. Başka bir anlatımla, tapu kütüğünün beyanlar hanesine “beyanda” bulunulabilmesi için ya Türk Medeni Kanununda bir hüküm olması veya özel kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmesi yahut Tapu Sicil Tüzüğünde bir düzenleme yapılmış olması gerekir.
Ayrıca, yasal düzenlemeler dışında yasal düzenlemelerdeki belirsizlikler nedeniyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü genelgeleri ile açıklayıcı nitelikteki bina yapılamaz beyanı, yıkım kararları, uygulanamayan mahkeme ilamları, orman içi binalar da beyanlar sütununa işaretlenebilir.
Birbirinden farklı konularda beyanlar sütununa yapılan kayıtların bazıları, üçüncü kişilerin iyiniyetini bertaraf etmeye yararken, bazıları ilgilisi yararına karine yaratır, bazıları ise taşınmaza bağlı bir ayni hakkı ya da şahsi hakkı açıklarken bazı beyanlar da kamu hukukundan kaynaklanan kısıtlamaları açıklar. Bir diğer anlatımla, beyanın niteliğine göre beyana bağlanan sonuç değişmektedir (Oğuzman-Seliçi, Eşya Hukuku, İstanbul 2004, s.204).
Gerek metni yukarda yazılan Türk Medeni Kanununun 1012. ve gerekse Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddelerinden anlaşılmaktadır ki, mevzuatın yazılmasına izin vermediği bir belirtmenin kütüğün beyanlar sütununda gösterilebilme olanağı yoktur.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; davacı dava konusu taşınmazı dava dışı TEAŞ’tan satın almıştır. Ancak Tapu Sicil Müdürlüğünce yapılan incelemede satış prosedürü sırasında TEAŞ’ın hissesini satarken satış kararının yönetim kurulu kararı ve genel müdür ya da yetkili vekilinin iştiraki ile gerçekleştirilmesi gerektiği, ancak yönetim kuruluna genel müdürün katılmadığı, onun adına katılan kişilerinde yetkili kılındığına dair kararda açıklık olmadığı gibi yetkilendirme belgesinin de bulunmadığı saptanmış, bu
eksikliklerin giderilmesi istenmiştir. Davacının terkinini istediği belirtme de bu nedenle kayda işlenmiştir.
Yukarıda belirtildiği üzere tapu kaydında yer alacak beyanların amacı gayrimenkulle ilgili bazı fiili veya hukuki durumlara ya da zaten mevcut bulunan bazı haklara aleniyet sağlamaktan ibarettir. Davacılara ait taşınmazdaki binada ruhsat ve eklerine aykırı yapılaşma nedeniyle verilen yıkım kararının tapu kaydına işlenmesi buradaki fiili durumu alenileştirme ve üçüncü kişileri koruma amacına yöneliktir. Terkini istenen belirtme de satıştaki usulsüzlük giderilinceye kadar üçüncü kişileri bilgilendirmek ve korumak amacıyla beyanlar sütununa işlenmiş olup, yasal düzenlemelere aykırılık oluşturmamaktadır. Mahkemece, istemin açıklanan nedenlerle reddi gerekirken yine kaydında bulunan, taşınmazın Bakanlar Kurulu Kararı ile güvenlik bölgesi ilan edilmesi üzerine konulan “özel güvenlik içerisindedir” şeklindeki belirtmenin terkini istenmiş gibi yanılgıya düşülerek yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamıştır. Ancak, verilen karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi gereğince gerekçesinin yukarıda açıklandığı şekilde DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.