YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2556
KARAR NO : 2007/5525
KARAR TARİHİ : 30.04.2007
MAHKEMESİ :Ankara Asliye 4. Hukuk Hakimliği
Davacı … Ltd. Şti. ve … vekili Avukat … tarafından, davalı TC Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü Ankara Tır Gümrük Müdürlüğü aleyhine 17.11.2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargı yolu açısından dilekçenin reddine dair verilen 30.1.2007 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davalı Gümrük Müdürlüğü tarafından haksız surette el konulan cep telefonu ve aksesuarlarının gümrük deposunda bekletilmesinden doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, idari yargının görevli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıya ait ithalata konu cep telefonu ve aksesuarlarına davalı Gümrük Müdürlüğü tarafından 24.5.2005 tarihinde 4926 sayılı Kaçakçılık Kanununa Muhalefet gerekçesi ile el konularak suç duyurusunda bulunulmuştur.Kesinleşen 19.4.2006 tarihli beraat kararı uyarınca gümrük deposundaki cep telefonları hak sahibi davacı tarafa iade edilmiştir.
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 7. bölümünde “koruma tedbirleri nedeni ile tazminat” konusu düzenlenmiştir. Bu bölümdeki 141/bent 1-j fıkrasında; “suç soruşturması veya kovuşturması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişiler, maddi ve manevi her türlü zararlarını devletten isteyebilir” denilmektedir. Aynı Yasanın 142. maddesinde ise tazminat isteminin koşulları belirtilmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu 142/2 maddesinde “istem zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka ağır ceza dairesi yoksa en yakın ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan düzenlemelere göre, davaya bakma görevi ağır ceza mahkemesine aittir. Dava konusu uyuşmazlığın çözümü yine adli yargı yerinde, ancak ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmektedir. Şu halde yerel mahkemece ağır ceza mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.