YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9497
KARAR NO : 2009/13166
KARAR TARİHİ : 19.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (iş)Mahkemesi
Davacı, bağkur sigortalılığının iptaline ilişkin kurum işleminin ipaline, yaşlılık aylığına bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı primleri tahsil edilen ve oda kaydının bulunduğu sürelere ait … sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile talep tarihini takip eden ay başı olan 01.12.2006 tarihinden itibaren 12 basamaktan yaşlılık aylığı hak ettiğinin tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanarak hak ettiği aylıkların hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkeme istemin reddine karar verilmiş ise de eksik araştırmaya dayalı verilen sonuç usul ve yasaya aykırıdır.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
Davacının şahsi sicil dosyasının incelenmesinden, 08.08.1983 tarihinde Kuruma verilen giriş bildirgesine istinaden, 01.01.1983 tarihi itibariyle 1479 Sayılı Yasaya tabi … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, vergi kaydının sona erdiği 28.08.1984 tarihinden geçerli olmak üzere 11.03.1998 tarihli İB formuna göre sona erdirildiği, 28.11.2006 tarihli hizmet döküm cetveline göre 01.01.1983-28.08.1984; 22.03.1985-19.05.1996 ve 01.12.1997 tarihinden itibaren başlayıp devam eden toplam 21 yıl 9 ay 23 gün … sigortalı olduğu ve 2003 yılı tecilli borcunu ödemiş olması nedeni ile prim borcu bulunmadığının görüldüğü; 06.03.2007 tarihli hizmet döküm cetveline göre ise 01.01.1983-28.08.1984; 14.09.1993-15.03.1995 ve 01.12.1997 tarihinden itibaren başlayıp devam eden toplam 9 yıl 7 ay 26 gün … sigortalı olduğu ve 1.722,93 YTL fazla prim ödemesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının 01.01.1983-28.08.1984, 14.09.1993-15.03.1995 tarihleri arasında vergi kaydı; 27.10.1982-20.12.2002 tarihleri arasında oda kaydı ile 03.10.2000-18.02.2005 tarihleri arasında esnaf ve sanatkar sicil kaydı bulunmaktadır. Ayrıca davacının 20.05.1996-30.11.1997 tarihleri arasında 551 gün 506 sayılı yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak çalışmaları da bulunmaktadır. Bu durumda, davacının uyuşmazlık konusu 29.08.1984-13.09.1993 ile 16.03.1995-31.11.1997 tarihleri arasındaki dönemde vergi kaydı, esnaf ve sanatkar sicili kaydı bulunmamaktadır, buna karşılık 27.10.1982-20.12.2002 tarihleri arasındaki Oda kaydı nedeni ile 1479 sayılı yasanın 24 maddesinde 3165 Sayılı Yasa ile yapılan değişikliğe göre 22.03.1985 tarihinden itibaren sigortalılık koşullarını taşıdığının kabul edilmesi gerektiği açıktır.
Somut olayda davacının 1479 Sayılı Yasa kapsamında 01.01.1983 tarihinde başlayan … sigortalılığının 11.03.1988 tarihli kurum işlemi ile 28.08.1984 tarihinden geçerli olacak şekilde iptal edildikten sonra 22.03.1985 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden tescilinin yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır.
Yapılacak iş; Davacının 1479 Sayılı Yasa kapsamında … sigortalılığının 28.08.1984 tarihinden geçerli olmak üzere iptal eden 11.03.1988 tarihli kurum işleminden sonra davacının 22.03.1985 tarihinden itibaren tekrar tescilinin yapılıp yapılmadığı ve yapılmış ise bu tescilin emeklilik talebinde bulunulması üzerine 2006 yılından sonra iptal edilip edilmediğini araştırmak sonucuna göre yaşlılık aylığı koşulları değerlendirilerek karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.10.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı 28.11.2006 tarihinde davalı Kurumca tanzim edilen prim ekstresinde 1.1.1983- 28.8.1984, 22.3.1985- 19.5.1996, 1.12.1997 ve devamı şeklinde sigortalı olarak kabul edildiğini, bilahare 22.3.1985- 14.9.1993, 15.3.1995-19.5.1996, 1.12.1997- 3.10.2000 tarihleri arasındaki sigortalılık sürelerinin iptal edilerek 28.11.2006 tarihli yaşlılık aylığı talebinin reddedildiğini ileri sürerek bu dönemlerde sigortalı sayılması gerektiğinin ve 1.12.2006 tarihi itibariyle 12. basamaktan yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece davacının ihtilaf konusu olan dönemlerde vergi kaydının olmadığı, oda kaydı ile sicil kaydının birarada bulunmadığından sigortalılık koşullarının bulunmaması nedeniyle sigortalı sayılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
507 sayılı Yasa’nın 2.5.1983 tarihli ve 62 sayılı K.H.K. ve K.H.K’nun aynen kabulüne dair 14.2.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3153 sayılı Yasa ile değişik 5. maddesine göre ise “Esnaf ve Sanatkar siciline kayıtlı esnaf ve küçük sanatkarlar çalışma bölgesi içindeki derneğe kayıt olmak zorundadır. Kayıt zorunluluğunu 1 ay içinde yerine getirmeyenler sicile kayıt tarihinden itibaren geçerli olmak üzere doğrudan doğruya kaydedilirler.” Değişik 119. maddeye göre “ mesleki faaliyette bulunabilmeleri ve ilgili derneğe kaydedilmeleri için sicile kayıtları şarttır.” 62 sayılı K.H.K.’nun geçici 2. maddesinde “Esnaf siciline kayıt ilgili yönetmeliklerin yayımı tarihinden itibaren 1 yıl içinde çıkarılmak zorunda” olduğu bildirilmiş İlgili Yönetmelik ise 1.1.1984 tarihinde yürürlüğe konmuş ve 1 yıllık geçiş süresi 1.1.1985 tarihinde sona ermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının l.l.l983-28.8.1984, 14.9.1993- 15.3.1995 tarihleri arasında vergi, 27.10.1982- 20.12.2002 tarihleri arasında Şöförler odası, 3.10.2000- 12.8.2005 tarihleri arasında Esnaf Sicil kaydının bulunduğu 8.8.1983 tarihli bildirge üzerine 1.1.1983 tarihi itibariyle vergi kaydı esas alınarak 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak tescil edildiği, davalı Kurumun 10.3.1988 tarihli yazısı ile davacıya vergi kaydının son bulması nedeniyle sigortalılığının 28.8.1984 tarihi itibariyle sona erdirildiğinin bildirildiği, davacının 11.11.1988 tarihinden sonra prim ödemeye başladığı, yine vergi kaydı esas alınarak 14.9.1993 tarihinde tescil, 15.3.1995 tarihinde terkin edildiği, oda ve sicil kaydının bir arada bulunduğu 3.10.2000- 20.12.2002 tarihleri arasında sigortalı kabul edildiği, davacının 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun Geçici 3/4. maddesinden yararlanarak 20.12.2002 tarihinden sonra da sigortalılığını devam ettirdiği ve 5458 sayılı Yasa’dan istifade ederek prim borçlarını ödediği, 20.5.1996- 30.11.1997 tarihleri arasında 551 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu, 600 gün askerlik borçlanması yaptığı 28.11.2006 tarihli prim ekstresinde ise davacı iddiası gibi 1.1.1983- 28.8.1984, 22.3.1985- 19.5.1996, 1.12.1997 ve devamı şeklinde sigortalı olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Oda ve Sicil kaydının birarada bulunması halinde sigortalı olunabileceğine ilişkin değişiklik 14.2.1985 tarihinde yürürlüğe girmiş olup önceki sigortalılar aleyhine uygulanamayacağından davacının vergi kaydının sona erdiği 28.8.1984 tarihinde geçerli bir oda kaydı bulunduğundan 28.8.1984 tarihinden itibaren oda kaydına göre 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı devam edecektir. Kurumun davacıyı 1988 yılına kadar sigortalı sayıp 1988 yılında sonradan geriye doğru 14.2.1985 tarihinde yürürlüğe giren yasa hükmünü sigortalı aleyhine uygulayıp davacının sigortalılığını iptal etmesi hatalıdır.
Mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun araştırmaya yönelik bozma gerekçesine katılmıyorum.