Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/316 E. 2008/1141 K. 28.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/316
KARAR NO : 2008/1141
KARAR TARİHİ : 28.02.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle: “Kesinleşen orman tahdit haritasına göre taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen bölümünün 122, 113 ve 114 noktalarının kuzeyinde kalan çok küçük bölümünün tarım arazisi, geri kalan bölümünün ise ormanlık alan içerisinde kaldığının anlaşıldığı, bilirkişilerin raporları ile kroki arasında çelişki bulunduğu, Mahkemece mahallinde keşif icrası ile 1989 yılında kesinleşen orman tahdit haritasının mahalline uygulanıp taşınmazın orman tahdit hattı içerisinde kalan bölümü ile dışında kalan bölümlerinin belirlenmesi, tahdit hattı dışında kalan bölümler üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılması, uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin fen bilirkişisinin 14.6.2007 havale tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 2533,01 metrekare, (B) harfi ile gösterilen 6443,56 metrekare, (C) harfi ile gösterilen 1152,65 metrekare ve (E) harfi ile gösterilen 6834,83 metrekarelik kısımlarının davacı … adına, (D) harfi ile gösterilen 2778,13 metrekarelik kısmın davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden hüküm kurulmuştur. Bozma ilamına uyulmakla bozma ilamında değinilen hususlar da taraflar lehine usuli müktesep hak doğmuş bulunmaktadır. Bu nedenle bozmada belirtilen hususların eksiksiz yerine getirilmesi zorunludur. Mahkemece bozmadan sonra yapılan keşifte dinlenen orman bilirkişisi …’ın fen bilirkişisi … ile birlikte ve bağımsız düzenlediği 3.10.2006 tarihli raporlarda orman kadastro haritasındaki koordinat değerlerine göre taşınmazın krokide A:2533,01 ve B:16092,10 metrekaresinin orman alanı içerisinde, C:1152,65 metrekaresinin orman sınırları dışında (ziraat alanı) kaldığı, orman kadastro tutanaklarına göre ise taşınmazın tamamının orman sınırları dışında kaldığını bildirmektedir. Orman bilirkişisinin raporu kendi içinde çelişkili olup hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. O halde mahallinde yeniden üç kişiden oluşan orman mühendisi bilirkişiler kurulu ile keşif yapılarak 1989 yılında kesinleşen orman tahdit haritası ve dayanağı mazbata mahalline uygulanarak orman kadastro tutanaklarında belirtilen şahıs tarlaları ve diğer sınırlar ile O.S. noktalarını birlikte gösterir krokide çizdirilerek taşınmazın orman tahdit hattı içerisinde kalan bölümü ile dışında kalan bölümlerinin tereddüte yer vermeyecek şekilde kesin olarak belirlenmesi, tahdit hattı dışında kalan bölümler üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılması, uzman bilirkişilerden keşfi takip etmeye elverişli krokili rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.2.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.