Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/1586 E. 2008/1128 K. 28.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1586
KARAR NO : 2008/1128
KARAR TARİHİ : 28.02.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 32 parsel sayılı 8907.89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 hisselerle …. ve … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu olamayan yerlerden olduğu iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu, kamu malı niteliğindeki yerlerden olmadığı ve davalı taraf yararına edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli olmadığı gibi; yapılan değerlendirme de dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmazın tespit ve davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı ile kayıt miktar fazlası bölüm üzerinde davalı taraf yararına edinme koşullarının oluşmadığı hususlarındadır. Mahkemece, dayanak tapu kaydının tesisine esas tescil ilamı ile eki kroki getirtilerek usulen uygulanıp kapsamı belirlenmemiş; kayıt miktar fazlası veya kayıt kapsamı dışında kalan bölüm üzerinde davalı taraf yararına edinme koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; dayanak tapu kaydının tescil ilamı ve eki tescil krokisi mahkemeler arşivi ile Tapu Sicil Müdürlüğünden yeniden etraflıca araştırılarak bulunabilmesi halinde dosya içine getirtildikten sonra mahallinde yeniden usulen yapılacak keşifte tescil ilamı ve eki tescil krokisi usulen mahalline uygulanmalı; tescil krokisinin fenni sıhhati haiz olup olmadığı değerlendirilmeli, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi hükmü gözetilerek öncelikle krokisi uygulanmak suretiyle tapuya kapsam tayin edilmelidir. Dayanak tapu kaydı, 13.12.1972 tarihli ilama istinaden tescil edildiğine göre, yasal zorunluluk gereği Hazine’nin tescil ilamında taraf olduğu ve tescil ilamının Hazineyi bağlayacağı açıktır. Bu nedenle fenni sıhhati haiz olan tescil krokisinin uygulanması ile tescil krokisi kapsamında kalan bölümün davalılar adına tescili gerekir. Tescil krokisinin
bulunamaması veya tescil krokisinin fenni sıhhati haiz olmadığının belirlenmesi halinde dayanak tapu kaydının gayrisabit sınırlı olması nedeniyle tapuya miktarıyla kapsam tayin edilmelidir. Dayanak tapu kaydı batı yönünde “kır” okumakta olup dava konusu taşınmazın batı yönünde eylemli olarak 101 ada 1 parsel sayılı mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespiti yapılmış ve dosyada mevcut tutanak örneğine göre tespiti kesinleşmiş taşınmaz bulunmaktadır. Bu durumda kayıt miktar fazlasının dayanak kayıtta “kır” okunan meradan kazanıldığının kabulü zorunludur. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28.2.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.