YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12906
KARAR NO : 2023/127
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ihalenin feshi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ek kararın kaldırılmasına, asıl karara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün 2020/24495 Esas sayılı dosyasından 08.07.2021 tarihinde yapılan ihalede … plaka sayılı aracın satıldığını, 103 davet kağıdı, kıymet takdir raporu ve satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, gazete ilanının usulüne uygun yapılmadığını ve dosyaya gazete nüshasının gönderilmediğini, aracın değerinin gerçek değerin çok altında tespit edildiğini, aracın bedelinin çok altında satıldığını, davacının borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açtığını bildirerek ihalenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça aracın değerinin mahkeme kararıyla kesin olarak belirlendiğini, tebligatların davacı borçlu vekiline usulüne uygun olarak yapıldığını, satışa esas 25.05.2021 tarihli satış kararında gazete ilanına yer verilmediğini, ihaleye çok sayıda kişi katıldığını, tespit edilen değerin üstünde satış yapıldığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda,
“1-Şikayetçinin şikayetinin usulden reddine,
2-Esastan karar verilmediği için şikayetçi aleyhine para cezası takdirine yer olmadığına” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2021 tarihli ve 2021/3934 Esas, 2021/3609 Karar sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. ” ….Somut olayda, istinaf kanun yolu incelemesini engelleyen 10.11.2021 tarihli davacı tarafın istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin ek karar olup, aleyhine istinaf yoluna başvurulan işbu ek karar incelenip kaldırılmadan esasa ilişkin istinaf incelemesi yapılması isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi’nce öncelikle ek karara yönelik istinaf sebeplerini ve ek kararı değerlendirmesi gerektiği… ” gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2021 tarihli kararı ile verilen davacının istinaf başvurusunun esastan reddi kararına karşı davacı vekilinin temyizi üzerine dosya Yargıtay’a gönderilmiş, dairemiz 2022/4233 Esas 2022/5969 Karar sayılı kararı ile;” ….Somut olayda, istinaf kanun yolu incelemesini engelleyen 10.11.2021 tarihli davacı tarafın istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin ek karar olup, aleyhine istinaf yoluna başvurulan işbu ek karar incelenip kaldırılmadan esasa ilişkin istinaf incelemesi yapılması isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi’nce öncelikle ek karara yönelik istinaf sebeplerini ve ek kararı değerlendirmesi gerektiği… ” gerekçesi ile kararın bozulduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.06.2010 tarihli 2010/19-286 Esas 2010/330 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, HMK’nın 344. maddesi uyarınca kararı veren mahkeme tarafından istinaf harç ve giderlerinin tamamlanması için 7 günlük kesin süre verilmesi ve ayrıca yazılı olarak “aksi halde istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılacağının” bildirilmesi gerekmektedir. Şayet, bu süre yasada belirtilen usule uyulmadan ve yazılıp altı hakimce imzalanmadan verilmişse, dolayısıyla da hakim tarafından usulünce düzenlenmiş muhtıra yoksa, geçerli bir bildirimin yapılmayacağından, mahkemece yukarıda belirtilen HGK kararı doğrultusunda muhtıra düzenlenmeden, tebligat zarfı üzerine yazılan ihtarla eksik harç ve giderlerin tamamlanmasının ihtar edildiği, bu şekilde geçerli bir bildirimin varlığından söz edilemeyeceğinden 10.11.2021 tarihli ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmış olup İİK’nın 134/8. maddesinde; “ihalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur” düzenlemesi nedeniyle somut olayda, ihale konusu aracın kıymetinin 400.000,00 TL olarak belirlendiği, kıymet takdirine itiraz davasının reddine karar verilmekle bu değerin kesinleştiği, 400.000,00 TL muhammen bedelle satışa çıkarılan aracın 400.000,00 TL bedelle ihale edildiği, dolayısıyla satış bedelinin kesinleşen muhammen bedelle aynı olduğu, davacının fesat iddiasının da bulunmadığı anlaşılmakla ihalede zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, davacının ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından; 10.11.2021 tarihli ek kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kaldırılması, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacının istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK’nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak belirtilen şekilde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava dilekçesini tekrarlayarak, taşınırın ihale hazırlık ve ihale edilmesi aşamalarında gerekli dikkat ve özen gösterilmediği ve davacı şirketin zarara uğratıldığı, gerek kıymet takdir aşamasında gerekse satış aşamasında taşınırın özelikleriyle ilgili gerekli bilgilendirme yapılmadığından ihale alıcıları belirli bir rakamdan sonra değeri çok yüksek olan taşınırla ilgili pey sürmemiş olup yapılan ihalenin feshine karar verilmesi talebiyle istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu’nun 134, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 344.maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.