Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/9717 E. 2009/13887 K. 27.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9717
KARAR NO : 2009/13887
KARAR TARİHİ : 27.10.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,1.5.1987-28.11.1997 tarihleri arasında tarım … sigortalısı,2.1.2001- 15.11.2006 tarihleri arasında da SSK hizmetleri haricinde esnaf … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 01.05.1987-28.11.1997 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile 02.01.2001 -15.11.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı çalıştığı günler haricinde 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı olduğunun tesbitine, İptal edilecek Esnaf … sürelerinden dolayı tahakkuk eden … primlerinin ve işletilecek faizlerin iptaline karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 02.01.2001-09.12.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalıştığı 2003 yılındaki 164 gün dışında 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu Esnaf … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının ,03.06.2004 tarihli giriş bildirgesine göre vergi kaydına dayanılarak 02.01.2001 tarihi itibarıyla resen 1479 sayılı Yasa uyarınca zorunlu Esnaf …’lu olarak tescil edildiği, 15.11.2006 tarihinde vergi kaydı sona erdiğinden kaydının terkin edildiği 2006/6,8,10,12. aylar ile 2007/3. ayda prim ödemelerinin bulunduğu ,02.01.2001-15.11.2006 arası Tuhafiyecilikten vergi kaydının, 08.06.2004-31.01.2007 tarihleri arasında Fatsa Giyim Eşyaları Odası kaydının, 08.06.2004-09.01.2007 tarihleri arasında Esnaf ve Sanatkar Sicil Memurluğu kaydının bulunduğu, 01.05.1987-31.12.1992 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu Tarım … sigortalısı olduğu, zorunlu tarım … sigortalılığının 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışma nedeniyle 31.12.1992 tarihinde terkin edildiği 01.08.1977-31.01.1979 tarihleri arasında kesintisiz, 01.12.1992-31.03.1993 arası 120 gün,1994 yılında 15 gün,1995 yılında 120 gün,1996 yılında 45 gün, 13.05.2003-27.10.2003 tarihleri arasında 164 gün,10.12.2004-13.04.2007 arası kesintisiz 880 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmasının olduğu,Mahkemece davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalılığının iptal edildiği belirtilmiş ise de davacının bu sigortalılığının iptaline dair dosyada belge bulunmadığı, davacının 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık talebi hakkında kararın gerekçesinde bu talebin reddedildiğinin belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında bu taleble ilgili açık bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olması nedeniyle “çakışan sigortalılık” olarak adlandırılan, bir sigortalınını aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması hali, zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde yasalarda yer alan düzenlemelerle önceden başlayan sigortalılığa geçerlilik tanınarak isteğe bağlı sigortalılık ile zorunlu sigortalılığın çakışması halinde ise zorunlu sigortalılığa değer verilerek “çakışan sigortalılık” sorunu çözüme kavuşturulmalıdır.
Somut olayda önceden başlayan sigortalılık 02.01.2001 tarihinde başlayan 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık olduğundan 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığa değer verilmesi gerekirse de; ancak 5510 sayılı Yasa’nın 17.4.2008 gün ve 5754 sayılı Yasa’nın 73.maddesi ile değişin Ek 17.maddesi uyarınca kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan 1479 ve 2926 sayıl Kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde bu maddenin yürürlük tarihi itibariyle beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların bu sürelere ilişkin prim borçlarını prim borçlarının ödenmesine ilişkin kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden ay başından itibaren 6 ay içinde ödememeleri halinde prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle ,prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibariyle sigortalılıkları durdurulur.Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek Kurum alacakları arasında yer verilmez.
Davacının bu davayı açmaktaki amacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı ile çakışan 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığına geçerlilik kazandırmaktadır. Davadaki isteminden 02.01.2001 -15.11.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı çalıştığı günler yönünden …’a prim borcunu ödeme isteği olmadığı sonucu çıktığından talebi de gözetildiğinde uyuşmazlığa 1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın değişik Ek 19,Geçici 26.ve 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesinin uygulanabileceğinin kabulü gerekir. Hukuk Genel Kurulu’nun 21.6.2006 gün ve 2006/21-363 E. 2006/ 466 K., 28.6.2006 gün ve 2006/21-485 E., 2006/483 K. nolu kararları da bu yöndedir. Hal böyle olunca, 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddeleri yönünden araştırma yapılmaksızın karar verilmesi yanlıştır.
Kabule görede, davacının 2926 sayılı Yasa kapsamınada tarım … sigortalılığının tesbiti talebi hakkında gerekçe kısmında bu talebin reddedilmesi gerektiği belirtildiği halde hüküm fıkrasında bu konu ile ilgili olumlu yada olumsuz bir karar verilmeyerek sadece davanın kısmen kabulüne denilmekle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 388 ve devamı maddelerine muhalefet edilerek hükmün infazında sorun oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş, davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı için 2006/6,8,10,12. aylar ile 2007/3. ayda ödediği primlerin sigortalılık başlangıç tarihi itibariyle tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunup bulunmadığını tesbit etmek, 5 yıl ve daha fazla prim borcu bulunmadığı tesbit edilirse önceden başlayan sigortalılık 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalılığı olduğundan davanın bu talep yönünden reddine karar vermek, 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunduğu tesbit edildiği takdirde, prim borcunun başladığı tarihten sonra 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu ve prim borcu bulunduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyerek bu dönemdeki 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığa geçerlilik tanımak, davacının 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım … sigortalılığı ile ilgili olumlu yada olumsuz bir karar vermekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.