Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/15882 E. 2009/13698 K. 26.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15882
KARAR NO : 2009/13698
KARAR TARİHİ : 26.10.2009

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (Alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 4949 sayılı Yasanın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa’nın yürürlüğe girdiği 30.7.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000.000.000 TL.’yi geçmesi gerekir.
İİK’na 4949 sayılı Yasa’nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca da; bu parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların (on milyon TL) 10.00.YTL ‘yi aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
2006 yılında bu parasal sınır 3.120.00. YTL.olarak uygulanmıştır. Öte yandan 20.12.2006 gün ve 26382 sayılı Resmi Gazetede ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 364 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2006 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı % 7,8 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2007 yılında icra mahkemelerince istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 3.360.00. YTL.’sini geçmesi gerekir.
Somut olayda, temyiz konusu Bursa 4. İcra Müdürlüğü’nün 2005/9265 Sayılı Takip dosyasında takip konusu alacak miktarı 1.350,00 YTL, dir.
Bu durumda bu takip dosyası için verilen hüküm kesin nitelik taşıdığından davalı alacaklının bu dosya ile ilgili verilen hükme yönelik temyiz dilekçesinin reddi gerekir,
2-Bursa 4. İcra Müdürlüğü’nün 2005/9248 Sayılı Takip dosyası yönünden davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Dava, Bursa 4. İcra Müdürlüğü’nün 2005/9248 Sayılı Takip dosyası ile 01.06.2006 tarihli haciz tutanağında yazılı “Baymak marka boyama tabancası” dışındaki menkuller üzerindeki istihkak iddiasına alacaklı vekili tarafından bir itiraz yapılmadığı için menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verildiğinden üçüncü kişinin Baymak marka boyama tabancası ile ilgili istihkak iddiasına ilişkindir.
Borçlu şirket, davacı 3. kişinin annesi ve babasının ortağı olduğu ve annesi Işık Kayserilinin müdür olarak seçildiği şirkettir . Haciz 01.06.2006 tarihinde, davacı üçüncü şahıs adına vergiye kayıtlı olan iş yerinde Şirket ortağı Ufuk Kayserili’nin huzurunda yapılmıştır. . İ.İ.K.’nun 97/a maddesi uyarınca mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle kanıtlanması gerekir.
Davacı 3. kişinin babası ve borçlu şirket ortağı olan Ufuk Kayserili haciz sırasında iş yerinin oğlu olan davacıya ait olduğunu ve kendisinin işçi olarak çalıştığını ileri sürmüş olmasına karşın, borçlu şirket ortağının davacı adına kayıtlı iş yerinde işçi olarak çalıştığına ilişkin işyeri bordrosu, prim bordrosu vs. gibi resmi belge gösterilmemiştir. Öte yandan zabıta araştırması sonucu Ufuk Kayserilinin davacı ile aynı konuda faaliyet gösterdiği …..takip adresindeki pimapen iş yerini 2005 yılında taşıdığının tespit edilmiş olması ve borcun doğumundan sonra takip tarihinden kısa süre önce, haciz tarihinde askerde olan,borçlu şirket ortaklarının oğulları olan davacı üçüncü kişi adına vergi kaydı yaptırılması danışıklıdır.
Gerçekten iş yerinin aile şirketi olan borçlu şirketin ortaklarına ait olduğu, üçüncü kişileri etkilemek ve alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla vergi kaydının davacı çocukları adına oluşturulduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkca anlaşıldığından vergi kaydı tek başına haczedilen malın davacıya ait olduğunu kabulüne elverişli değildir.
Bu durumda hacze konu “baymak marka boyama tabancası”yönünden davanın reddi gerekirken, yasal karinenin aksine tanık anlatımları, borcun doğumu tarihi ile takip tarihinden sonraki tarihle irsaliye ve kira kontratı dayanak yapılarak kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davalı (Alacaklıya) iadesine 26.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.