Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/5820 E. 2007/206 K. 01.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5820
KARAR NO : 2007/206
KARAR TARİHİ : 01.02.2007

C.Savcılığı No :2006/299813

-K A R A R-

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda; 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair OSMANİYE İcra Ceza Mahkemesinden verilen 19/07/2006 gün ve 74 esas, 164 karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair OSMANİYE Ağır Ceza Mahkemesinin 31/08/2006 tarih ve 2006/556 değişik iş sayılı kararına havi dosya tetkik olundu.
CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 20.11.2006 gün ve 54280 sayılı yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve evrak Yargıtay C.Başsavcılığının 12.12.2006 gün ve 2006/299813 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yazılı emre dayanan ihbarnamede; tüm dosya kapsamına göre, mahkemece her ne kadar sanığın 5.4.2006 t.li mal beyanı dilekçesinin İcra ve İflas Kanunu’nun 74. md. de belirtilen tüm unsurları kapsamadığından bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığın mal bildiriminde belirttiği … A.Ş. adına kayıtlı bulunan gayrimenkullerin takibe konu borcu karşılayıp karşılamayacağının değer tesbiti suretiyle belirlenmediği, söz konusu bildirimde yer alan, anılan Şirketin … Marketten aldığı yıllık kira bedeli miktarının belirli olduğu ve borçlu sanığın Osmaniye 2. İcra Dairesince haczedilen menkullerin de bulunduğunu beyan etmesi karşısında, bu malların değerinin saptanarak üzerlerinde mevcut hacizlerle birlikte takibe konu alacağı karşılayıp karşılamayacağının araştırılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde verilen karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediği belirtilerek anılan hükmün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumuna işaret edilmiştir.
Yapılan incelemede davanın İİK.nun 345.maddesi gereğince borçlu tüzel kişiyi temsile yetkili gerçek kişi ya da kişiler hakkında isim belirtilmek suretiyle açılması gerektiği gözetilmeden, doğrudan tüzel kişi hakkında açıldığının anlaşılması karşısında, bu hususta kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin belirlenmesinin temini bakımından dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.02.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.