YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6900
KARAR NO : 2023/52
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
Katılanın temyiz istemi yönünden; katılanın, yokluğunda verilip usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Sanık müdafii tarafından verilen temyiz dilekçesinde “temyiz eden” olarak “katılan sanık” ibaresi kullanılmış ise de temyiz dilekçesi içeriği ve sonucunun tamamen sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne münhasır olduğu belirlenmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2019 tarihli ve 2018/416 Esas, 2019/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.06.2020 tarihli ve 2019/1930 Esas, 2020/438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğine, suçun kasten yaralama suçunu oluşturduğuna,
2. Sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına,
3. Haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan sanıkların suç tarihinde resmî olarak evli oldukları, katılan … hakkında öz kızı olan …’ya karşı cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla kamu davası açıldığı, bundan sonra ayrı yaşamaya başladıkları, çocuklara sanık …’nin baktığı, ortak çocukları olması sebebiyle tarafların zaman zaman telefonda bazen de yüz yüze görüştükleri, olay tarihinden bir iki gün önce Hendek’te buluşarak yüz yüze görüştükleri, olay tarihinde ise Hendek şehir merkezinde bulunan … Parkında buluşarak ev konusunu konuşmak istedikleri, zira sanığın katılanın evden çıkmasını, o eve biri özürlü olan diğer çocuklarıyla birlikte kendisinin yerleşmesini teklif ettiği, parkta birlikte oturup normal şekilde sohbet ettikleri ve konuştukları, ancak evin sanığa tahsisi hususunda anlaşamadıkları, katılan sanık …’nin aksi ispatlanamayan savunmalarına göre katılanın evden çıkma şartı olarak kızı …’nın cinsel istismar davasındaki şikâyetini geri alınmasını ileri sürdüğü, sanığın ise bu konuda kızının karar vereceğini söylediği, bunun üzerine katılanın sanığa hakarette ve tehditte bulunduğu yani; “Ne haliniz var ise görün, hapishaneden çıkınca sizi öldüreceğim!” şeklinde sözler söylediği, bunun üzerine masadan kalkan katılanın arkasından “İnşallah kızıma yaptığının cezasını çekersin!” diyen sanığa katılanın ” Sizin topunuzu s….!” diye hakaret edip arkasını döndüğü sırada sanığın üzerinde getirdiği ruhsatsız olan tabancayı ateşleyerek katılanı sırt bölgesinden bir kere, ayak bölgesinde de bir kere yaraladığı, katılanın sanığın kendisine silah ile ateş ettiğini farkettikten sonra sanığın üzerine atlayarak sanığı engellemeye çalıştığı, böylece sanığın etkisini kırdığı, etraftan gelenlerden yardım isteyerek sanığın silahını almalarını istediği, sanığın iki kere daha ateş ettiği ancak isabet ettiremediği, olay yerinden 4 adet kovan elde edildiği, katılanın bu yaralanma sebebiyle hayati tehlikeye maruz kalmadığı, ancak şehir merkezi olduğu için derhal tedavisinin yapıldığı sanığın olay yerinde yakalandığı, suç eşyasına el konulduğu anlaşılmıştır.
Suç vasfı yönünden; taraflar arasında husumet bulunduğu anlaşılmış ise de husumetin tek başına öldürme kastını ortaya koymadığı, zira aradan geçen uzun sürede tarafların görüşmeye devam ettikleri birçok kez buluştukları fakat daha önce katılan hakkında tarafların ortak çocukları olan …’ya karşı cinsel istismar suçundan kamu davası açıldığı ve katılanın o davada mahkûm edildiği, bundan dolayı tarafların evliliklerinin fiilî olarak yürümediği belirlenmiştir. Diğer yandan sanığın olayda kullandığı ateşli silahın öldürme suçu için elverişli olduğu, katılanın hayatî bölgesinin hedef alındığı, sanığın etkili mesafeden hedef alarak ateş edip katılanı sırt bölgesinden yaralaması, boğuşma sırasında ikinci ateşlemeyi yapıp ayaktan vurması ve akabinde isabet ettiremese de iki kere daha ateş ettiği dikkate alındığında o anda oluşan kastının, öldürmeye yönelik olduğu, ancak elinde olmayan sebeplerle neticeyi elde edemediğinin tespitiyle sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Haksız tahrik yönünden; katılan hakkında tarafların müşterek çocukları olan …’ya cinsel istismar suçundan mahkûmiyet kararı verilmesinin sanık lehine haksız tahrik teşkil etmediği, keza sanığın, eylemi bu nedenle işlediğine dair bir savunmasının da bulunmadığı ancak olay günü sanığın, katılandan ortak engelli çocuklarının bulunması ve zor şartlarda kalması nedeniyle ev istemesi üzerine katılanın sanığa hakaret ve tehdit ile karşılık vermesi nedeniyle sanığın bu eylemini gerçekleştirdiği belirlendiğinden, sanığın haksız tahrik altında hareket ettiğinin kabulü ile kurulan hükümde haksız tahrik indirimi uygulandığı belirlenmiştir.
Meşru savunma yönünden; katılan hakkında sanığa karşı yaralama suçundan açılan kamu davasında katılanın ateşli silah ile maruz kaldığı saldırıyı def etmek için sanığa vurmak zorunda kalması sebebi ile meşru savunma koşullarının katılan lehine oluştuğu belirlenerek katılan hakkında kurulan temyiz dışı hükümde meşru savunma nedeniyle beraat kararı verildiği saptanmıştır.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Tanıklar ….,….,….,….,…,….,…. ve ….,’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı … Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 23.05.2019, 11.06.2019 ve 28.08.2019 tarihli raporlarda özetle; sol skapula üstünde mermi giriş çıkış deliği, sağ diz arkasında mermi giriş çıkış deliği, sol 2. ve 3. parmak arasında abrazyon ve sağ ön kolda yüzeyel sıyrıklar mevcut olduğu, mevcut tıbbi belgelerde tarif edilen bulgular kapsamında yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı görüşlerinin açıklandığı anlaşılmıştır.
6. Sanık hakkında Hendek Devlet Hastanesince düzenlenen 25.09.2018 tarihli adlî muayene raporunda sağ el üzerinde sıyrık, kafa frontal bölgede şişlik mevcut olduğu, krepitasyon bulunmadığı, çekilen grafide kemikte patoloji düşünülmediği, hayati tehlikesinin bulunmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği saptanmıştır.
7. Kolluk görevlilerince düzenlenen 25.09.2018 tarihli olay tutanağında tabanca kontrol edildiğinde atım yatağında (1) bir şarjörde (1) bir adet olmak üzere toplam (2) iki adet MKE yapımı 7.65 mm çapında fişek olduğu, olayın geçtiği yerde olay yeri inceleme ekibi ile birlikte yapılan çalışmada (4) dört adet MKE yapımı 7.65 mm çapında boş kovan olduğu tespit edilmiştir.
8. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim olunan, 31.10.2018 tarihli raporda suçta kullanılan tabancanın atışına mani arızasının bulunmadığı, çap ve tipine uygun fişekleri patlattığı, iki (2) adet fişeğin deneme ve mukayese atışlarına tabi tutulduğu ve patladıkları, söz konusu tabanca ve fişeklerin 6136 sayılı Kanun’a göre yasak niteliğini haiz ateşli silah ve fişeklerden olduğu ancak tabancanın vahim niteliğinde olmadığı, dört (4) adet kovanın suça konu tabanca ile atıldıkları tespit edilmiştir.
9. Katılan hakkında tarafların müşterek kızları …’ya karşı 2004-2009 yılları arasında cinsel istismarda bulunduğu iddiası ile kamu davası açıldığı, … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2014 tarihli ve 2013/272 Esas, 2014/102 Karar sayılı ilâmı ile katılan hakkında mahkûmiyet kararı verildiği, ancak hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılanın Temyiz İstemi Yönünden
Katılanın yokluğunda verilip 05.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 07.04.2021 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, katılanın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Suç Vasfı
Sanığın, tabanca ile ateş ederek katılanı sırt bölgesinden bir kere yaraladığı, katılanın, silahı elinden almak için sanığın üzerine atladığı ve tarafların yere düşerek boğuşmaya başladıkları, bu esnada tanık anlatımları ile de sabit olduğu üzere sanığın tekrar silahı ateşlemek suretiyle katılanı ayağından yaraladığı, sanığın iki el daha ateş ettiği ancak isabet ettiremediği, olay yerinde bulunan tanık ……..,’nin, sanığın elinden tabancayı alması ve çevredeki diğer şahısların araya girmesiyle eylemin son bulduğu anlaşılmıştır. Sanığın, suçta kullandığı aletin elverişliliği, atış sayısı, hedef alınan vücut bölgeleri, katılanda meydana gelen yaralanmaların yeri ile sanığın eylemine son verme sebebi dikkate alındığında kastının, öldürmeye yönelik olduğu hususunda Mahkemece yapılan tespitte hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Meşru Savunma
Her ne kadar sanık, katılanın kendisinin üzerine doğru gelmesi nedeniyle ateş ettiğini savunmuş ise de, katılanın istikrarlı anlatımları, adlî muayene raporu içeriği ve tanık anlatımlarının bu hususu doğrulamadığı, katılanın arkasını dönüp olay yerinden ayrılacağı sırada sanığın tabanca ile katılanı sırt bölgesinden ateş ederek yaraladığı, katılanın, silahı elinden almak için sanığın üzerine atlaması ile yere düştükleri, boğuşmaya başladıkları, katılanın, sanığın eylemine devam etmesini engellemek için ona vurduğu, sanığın bu aşamada yaralandığı, bu esnada tanık anlatımları ile de sabit olduğu üzere sanığın tekrar silahı ateşlemek suretiyle katılanı ayağından yaraladığı, sanığın iki el daha ateş ettiği ancak isabet ettiremediği, olay yerinde bulunan tanık R.S.’nin sanığın elinden tabancayı alması ve çevredeki diğer şahısların araya girmesi üzerine olayın sonlandığı, Mahkemece de oluşa uygun şekilde katılan hakkında sanığa karşı yaralama suçundan açılan kamu davasında kurulan temyiz dışı hükümde katılanın ateşli silah ile maruz kaldığı saldırıyı def etmek için meşru savunma koşulları altında sanığa vurmak zorunda kalması sebebi ile beraat kararı verildiği, bu hâliyle sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Haksız Tahrik
Sanığın eylemini, ortak engelli bir çocuklarının bulunması ve zor şartlarda olmaları nedeniyle katılana ait evde oturmak istemesi talebine, katılanın hakaret ve tehditle karşılık vermesi üzerine gerçekleştirdiği anlaşılmakla, katılanın bu şekildeki söz ve davranışlarının haksızlık içeriği ve yoğunluğu gözetilerek sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği asgarîye yakın oranda(1/3) haksız tahrik indiriminin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Katılanın Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçe başlığı altında (A) paragrafında açıklanan nedenle katılanın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçe başlığı altında (B) paragrafında ve alt bentlerinde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.06.2020 tarihli ve 2019/1930 Esas, 2020/438 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.