Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5456 E. 2009/1233 K. 09.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5456
KARAR NO : 2009/1233
KARAR TARİHİ : 09.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın, dava dışı …’in kullanımında iken karıştığı trafik kazasında hasara uğradığını, başvuruya rağmen davalı sigortanın hasar bedelini ödemediğini belirterek, 6.000.00 YTL’nin kaza tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, sürücü değişikliği yapıldığını, ………… …’in sevk ve idaresinde iken kaza meydana geldiğinden, … Şartları A.5.5. maddesi uyarınca hasarın teminat dışı olduğunu, faiz başlangıç tarihine ve tazminat miktarına da itiraz ettiklerini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, güçlü delil niteliğinde görülen Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesi’nin kesinleşen 2007/24-386 Esas ve Karar sayılı ilamı ile, sigortalı aracın …’in kullanımında iken kazanın meydana geldiğinin sabit olduğu, aksinin davalı … şirketince ispatlanamadığı, bu nedenle hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.673.47 YTL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Tazminat davalarında delillerin değerlendirilmesi hâkime aittir. Borçlar Kanunu 53. madde hükmüne göre, hukuk hâkimi, ceza hukukunun mes’uliyete dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararlarıyla

da bağlı değildir. Ancak, ceza mahkemesince tesbit edilen maddi olaylarla bağlıdır. Ceza mahkemesinde aracı kimin kullandığı tesbit edilemeyip delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmiştir. Ceza mahkemesinde maddi olgu tesbiti yoktur.
Somut olayda, kaza tespit tutanağı, tanık beyanları, kazaya karışan araçların çarpma noktaları, fotoğraflar, karşı araç sürücüsünün beyanları ve davacı tarafça sürücü olduğu iddia edilen …’de herhangi bir yaralanma olmamasının hayatın olağan akışına aykırı bulunmasına göre, kaza sırasında dava konusu aracı, 165 promil alkollü olduğu doktor raporu ile tespit edilen davacı …’in kullandığının kabulü gerekir.
… Şartları 5.5.maddesinde, kaza araç sürücüsünün alkollü içki almış olması nedeniyle, aracı güvenli bir şekilde sürme yeteneğini kaybetmesinden ileri geliyorsa, hasarın teminat dışı kalacağı öngörülmüştür. Ancak, sürücünün sırf alkollü olması hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; … Heyeti gibi kurumlardan seçilecek birisi trafik uzmanı ikisi nöroloji uzmanı tabipden oluşturulacak bilirkişi kurulundan, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek sürücünün münhasıran alkolün etkisi altında kazanın meydana gelip gelmediği başka etkenlerin etkili olup, olmadığı konularında ayrıntılı, gerekçeli denetime açık rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 9.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.