YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11771
KARAR NO : 2009/13132
KARAR TARİHİ : 19.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 1994 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine gerekir.
2-Dava davacının, 1994 yılından itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının 1.4.1994 tarihinden dava tarihine kadar tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır.
…’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği , T. Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının tarım Bağ kura ilk pirim kesintisinin 30.4.1994 tarihinde yapıldığı, 1995, 1997,1998,2000,2001,2003,2004,2005,2006,2008 yıllarında pirim kesintilerinin bulunduğu, 6.1.2004 tarihinden itibaren ziraat odasına kayıtlı olduğu, kooperatif kaydının bulunmadığı, davacının 1.2.2004 tarihinden itibaren tarım Bağ Kur sigortalısı olarak kayıt tescilinin yapıldığı, uyuşmazlık döneminde 1997 yılında 90 gün, 1.6.1998-1.10.1998 tarihleri arasında 31 gün, 5.5.2000-11.8.2000 tarihleri arasında 95 gün kısa süreli ve 1.9.2002-30.11.2003 tarihleri arasında 400 gün uzun süreli 506 sayı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekten Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK’lı çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda davacının 1.5.1994 tarihinde başlatılan tarım … sigortalılık süreleri ile çakışan kısa süreli 506 sayılı Yasa’ya tabi kısa süreli sigortalı çalışmaları dışlanarak ve uzun süreli 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışması sona erdikten sonra 2003 yılında prim kesintisi yapıldığıda gözetilerek sigortalılığının 1.12.2003 tarihinden başlatılarak sonuca gidilmesi gerekirken mahkemece çifte sigortalılık yaratacak şekilde çakışan dönemlerde de tarım Bağ Kur sigortalığa karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; 1.4.1994 tarihinden sonraki kısa süreli çalışmaları dışlamak, davacının 1.9.2002-30.11.2003 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı çalışmaları kısa süreli olmayıp uzun süreli çalışma niteliğindedir. Ancak davacının 30.4.2003 tarihinde pirim kesintisinin bulunması karşısında uzun süreli çalışmanın bittiği 30.11.2003 tarihinden sonra 1.12.2003 tarihinden itibaren davacının tarım … sigortalığını başlatmaktır.
Öte yandan mahkemece taraflar arasında ihtilaf bulunmayan 1.2.2004-1.6.2007 tarihleri arasındaki döneme yönelik davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından bu döneme ilişkin istemin reddi yerine kabulüne karar verilmesi de hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının birinci bendinin tümüyle silinerek yerine;
“Davanın kısmen kabulü ile davacının, 11.5.1994-31.8.2002, 1.12.2003-1.2.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları dışında kalan dönemlerde tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, 1.4.2004-1.6.2007 tarihleri arasındaki dönem yönünden dava açmakta hukuki yararın bulunmadığından bu döneme ilişkin istemin reddine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA 19.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.