Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/3914 E. 2009/6314 K. 13.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3914
KARAR NO : 2009/6314
KARAR TARİHİ : 13.10.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacı vekili ve davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiş, davacı vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 13.10.2009 Salı günü davacı …vekili Av…. ve Davalılardan … vekili Av. … ile davalı … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin kasko sigortacısı olduğu araca davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması nedeni ile sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin müvekkilince sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 20.857,00 YTL tazminat tutarının TTK’nun 1301’inci maddesi uyarınca davalılardan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin aracı kazadan önce sattığını, işleten sıfatı bulunmadığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazaya neden olan aracın kaza tarihinden önce davalı … tarafından satıldığı, her ne kadar satışın resmi şekilde yapılmamış olması nedeni ile mülkiyet devri için yeterli kabul edilmese de, diğer davalı ve aracı haricen satın alan kişi adına kaza tarihiden önce düzenlenmiş ceza tutanakları da dikkate alındığında davalı … aracın işleteni olarak kabul edilmesinin doğru olmayacağı gerekçesi ile, davalı … aleyhine açılan davanın reddine, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, 18.806,00 YTL’nin davalı …’ndan tahsiline karar verilmiş;
hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/D bendinde, motorlu araçların satış ve devirlerinin Trafik Tescil Müdürlüklerinde veya Noterliklerde yapılacağı öngörülmektedir. Ancak böyle bir satış ve devir işlemi araç üzerindeki mülkiyet hakkını devre elverişlidir. Bu durumda somut olayda, davalı …, kazaya neden olan aracın, kaza tarihinde kayıt maliki olup, davalının, kaza tarihinden önce, anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapmadığından işleten sıfatı ve araç üzerindeki mülkiyet hakkı devam etmektedir. O halde mahkemece, trafik ceza tutanakları esas alınarak, hatalı değerlendirme yapılması ve aracın mülkiyetinin, geçersiz satım sözleşmesi ile devralan diğer davalının aracın işleteni olarak kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 625.00.TL vekalet ücretinin davalılardan …’dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 761.10.-TL kalan harcın temyiz eden davalı …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.