Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/5407 E. 2009/7733 K. 19.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5407
KARAR NO : 2009/7733
KARAR TARİHİ : 19.11.2009


-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVALILAR : 1-…, 2-…

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak kendisine ait aracı diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiş, yargılama sırasında aracın … tarafından satıldığının anlaşılması nedeni ile dava bedele dönüştürülmüştür.
Davalılar, satış işleminde muvazaa bulunmadığını, daha önce tanışmadıklarını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, satış işleminin muvazaalı olması nedeniyle davanın kabulüne, dava konusu aracın dava dışı kişilere satışı nedeniyle 28.745.00 TL.nin icra takibine konulan alacak ve ferileri toplamını geçmemek üzere davalı …’tan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece satış işleminin muvazaalı olarak yapılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir. İİK.nun 280. maddesi uyarınca davalıların kötü niyetli olmaları nedeniyle iptal karar verilebilmesi için borçlu davalı ile iş-

../…

– 2 –
2009/5407
2009/7733
lemde bulunan 3. kişi konumundaki davalının borçlunun aciz halini ve alacaklılardan mal kaçırma kastını bilmesi veya bilebilecek durumda olan kişilerden olması gerekir. Somut olayda davalı 3. kişi … ile borçlu davalı arasında akarabalık, arkadaşlık veya iş ortaklığı gibi bir yakınlık bulunmadığı gibi 3.kişi …’in borçlu davalının mali durumunu ve alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğu da kanıtlanamamıştır. Bu durumda kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Davalılar vekillerinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün yukarda açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’a geri verilmesine 19.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.