Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/11875 E. 2009/12617 K. 12.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11875
KARAR NO : 2009/12617
KARAR TARİHİ : 12.10.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,ilk kesinti tarihinden dava tarihine kadar tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, mahkeme kararının dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının ilk pirim kesintisini takip eden aybaşından itibaren dava tarihine kadar olan dönemde tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir..
Mahkemece davanın kabulü ile davacının 1.3.1995 tarihinden dava tarihi olan 13.2.1999 tarihine kadar tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. ve 389. maddelerinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki,dava içinden davalar doğar,Hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.Hüküm açık ve infazı kabul olmalıdır. Yargıtay’ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulu’nun 19.6.1991 gün 323/391 sayılı ve 10.9.1991 gün 281-415 sayılı ve 25.9.1991 gün 355-440 sayılı kararları).
Somut olaydaki mahkeme kararının gerekçe ve hüküm bölümlerinde davacının “dava tarihi olan 13.2.1999” tarihine kadar tarım Bağ Kur sigortalısı olduğu belirtildiği, oysa dava tarihinin 13.2.2009 olduğu bu durumun hümün infazında tereddüt uyandıracağı açıktır.Mahkemece dava tarihinin 13.2.2009 tarihi olduğu dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
.Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bozulmamalı temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının birinci .bendinde yer alan “13.02.1999” tarihinin silinerek yerine “13.2.2009”tarihinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 12.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.