Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/13124 E. 2009/13727 K. 27.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13124
KARAR NO : 2009/13727
KARAR TARİHİ : 27.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş)Mahkemesi

Davacı,iş kazası soncu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozma uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava,davacının iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı sonucu 11.709.30 TL maddi tazminat ile 4.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davacının,sigortalının % 4 oranında beden gücü kaybının olduğu iş kazasında sigortalının % 15 davalı işverenin % 85 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 4.000,00 TL’sına hükmedilmesi ayrıca davacı dava dilekçesinde talep ettiği 100.00 TL maddi,6.000.00 TL manevi tazminat talep ederken faizin başlangıç tarihini belirtmemesi nedeniyle dava dilekçesi ile talep edilen miktarlara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken talep aşılmak suretiyle olay tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Hüküm fıkrasının tümden silinerek yerine ;
“1-100.00 TL maddi tazminatın dava tarihinden, 11.609,30 TL maddi tazminatında olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 3000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazla istemin reddine,
3-Alınması gereken 794.30 TL ilam harcının davalı tarafça yatırılan 2.103.38 TL harçtan tenzili ile 1.309,08 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davalı şirkete iadesine,davacı tarafından yatırılan 1.106.10 TL nispi harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yatılan 1.38 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Maddi tazminat yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.405,12 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine red edilen miktar yönünden 8.463,26 TL avukatlık ücretininde davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Manevi tazminat için 575,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya, red edilen manevi tazminat için 575,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 931.27TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre takdiren 134.00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına”rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA ,67.20 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla ,fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine ,
27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi