YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16207
KARAR NO : 2009/13229
KARAR TARİHİ : 20.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, SSK.’lı süreleri hariç 1982-1997 tarihleri arası … sigortalısı olduğunun, terk tarihinden sonra da prim borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1.Dosyadaki yazılara,toplanan delillere,hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava, davacının 20.04.1982-28.01.1997 ile tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi kısa süreli hizmeti dışında Bağ Kur sigortalısı olduğunun tesbiti ile 28.01.1997 sonrasındaki dönem yönünden Bağ Kur sigorta prim borcu bulunmadığının tesbitine ilişkindir. .
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının nakliyecilik faaliyeti ve vergi kaydından dolayı 20.04.1982 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak tescil edildiği, Kurum tarafından sigortalılığının vergi ve oda kaydı bulunan 20.4.1982-22.1.1986, 28.2.1986 – 24.8.1994, 17.12.1994 – 31.5.1996, 2.9.1996 – 30.9.1996, 1.1.1997 – 31.31997, 1.5.1997 – 31.7.1997, 1.2.1998 – 28.2.1998, 2.10.1998 – 14.4.1999, 24.4.1999, 6.6.1999 – 1.7.1999 – 15.8.2005 tarihleri arasında davacının sigortalı olarak kabul edildiği, 25.8.1994 tarihinden dava tarihine kadar kesintili olarak 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğu 28.2.1986-23.8.2005 tarihleri arasında oda, 13.1.1982-24.12.1984, 2.1.1987-24.3.1987, 12.4.1988-22.11.1989,1.3.1990-23.5.1990, 4.6.1990-18.6.1991 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır..
Davacı 27.03.1998 tarihine kadar kuruma prim ödemiştir. Uyuşmazlık konusu olan, davacının vergi ve oda kaydı nedeniyle sigortalılık şartlarını taşıdığı ancak primi ödenmeyen 27.03.1998-15.8.2005 tarihleri arasındaki 5 veya 5 yıldan fazla süreye ait sigortalılığın 1479 sayılı Yasa’nın ek 19. 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddeleri kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kurulumu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görürmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24.madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde yeniden değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
22.02.2006 gün ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 13.maddesi ile değişik 1479 Sayılı Kanunun Ek 19.maddesinde; “Bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarının Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibariyle sigortalılığı durdurulur. Prim borcunun ait olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez…”
Aynı Kanunun 14 üncü maddesiyle 1479 sayılı Kanuna eklenen Geçici 26. maddesinde ise “Bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, 31/3/2005 tarihi itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalılar veya hak sahiplerinden bu sürelere ilişkin prim borçlarını yeniden yapılandırma talebinde bulunmayanlar veya yeniden yapılandırma talebinde bulundukları halde yapılandırma haklarını kaybedenler hakkında Ek 19 uncu madde hükmü uygulanır” denmektedir. Anılan maddeler uyarınca, …’la sigortalılık ilişkisi sadece kayıtlar düzeyinde kalan, prim ödemesi bulunmayıp, sigorta kollarından yararlanmayan, bu nedenle de Kurumla fiilen sigortalılık bağlantısı bulunmayanların sigortalılık sürelerinin durdurulması ve bu sürelere ilişkin sigorta primlerine Kurum alacakları içerisinde yer verilmemesi amaçlanmıştır. Ek 19.madde, bu kapsamda bulunan sigortalılara borçlarından imtina, bu yolla sigortalılık sürelerini değerlendirmeme, primi ödenen sigortalılık sürelerini ise, hizmet birleştirmesinde ya da …’dan yaşlılık aylığı tahsisinde kullanabilme hak ve olanağı vermektedir.
17.04.2008 gün ve 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun
73.maddesi ile eklenen 5510 Sayılı Kanunun geçici.17 maddesinde; “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.
Davacı 27.3.1998 tarihine kadar olan prim borçlarını ödediğinden bu tarihe kadar sigortalı olarak kabul edilerek sigortalılığının 27.3.1998 tarihi itibariyle durdurulması gerekirken mahkemece davacının verdiği terk dilekçesi gözetilerek o tarihten sonra sigortalı olamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının 23.7.1998 tarihi itibariyle durdurulmasına, bu tarihten sonraki dönem yönünden davalı Kurumca prim borcu bulunmadığının tespitine, fazla talebin reddine,
2-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına davacı tarafından yatırılan peşin harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. gereğince 500.00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya, 500.00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 141.00-TL yargılama giderinden takdiren 130.00-TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 20.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.