YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13631
KARAR NO : 2009/13255
KARAR TARİHİ : 20.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 1.1.1992- 21.9.1994 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı işverene ait (19837) nolu işyerinde 1.12.1990 tarihi ile 30.9.1994 tarihleri arasında geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kısmen kabulü ile, davacının davalı işverene ait işyerinde 1.12.1990-1.6.1993 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işverence davacının (19837) sicil nolu iş yerinde 1.12.1990 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesi verildiği, 1.12.1990 tarihinde girişle 31.12.1991 tarihleri arasında tam ve 1992/1. dönemde 120 gün bildirimde bulunulduğu, işyerinin 1.12.1990 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alınıp 1.6.1993 tarihinde kapsamdan çıkarıldığı, davacının 1.11.1994-30.4.1998 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğu, davalı Büfe İşletmeciliği işyerinin 1.1.1989 tarihinden itibaren vergi kaydının devam ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekten, davacının işyerindeki çalışmaları 1.12.1990 tarihli davacının imzasını taşıyan işe giriş bildirgesi ile Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak primleri ödenmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Öte yandan işyerinde çalıştığı kanıtlandığı takdirde işyerinin o tarihte 506 sayılı Yasa kapsamına alınmamış olması sonucu etkili değildir.
Davacının davalı işverene ait işyerinde 01.12.1990-30.09.1994 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığı toplanan delillerle sabit olduğu halde mahkemece bu tarihler arası döneme ilişkin tespite karar verilmesi gerekirken işyerinin 1.6.1993 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamından çıkarıldığı gerekçesiyle 1.12.1990-1.6.1993 tarihleri arasında sigortalılığın tesbitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın Kabulüne; Davacının davalı işverene ait işyerinde 01.12.1990-30.09.1994 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine,
2-Peşin alınan harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Hüküm tarihinde geçerli olan A.A.Ü.T’ne göre 500,00 TL. avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 167,30 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.