YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6592
KARAR NO : 2009/7946
KARAR TARİHİ : 17.11.2009
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı tazminat istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin üyesi olduklarını, diğer davalıların ise kooperatif yöneticisi olduklarını ve davalıların müvekkillerinin kooperatif ve yöneticileri tarafIndan zarara uğratıldığını … sürerek, her bir davacı için 5.100,00-YTL olmak üzere toplam 5.500,00-YTL’nin temerrüt faiziyle davalılardan talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ve temyiz üzerine Yargıtay 11. HD’nce onanan görevsizlik kararı ile kendisine gönderilen dava dosyasında, 07.12.2005 tarihli gönderme kararlarına ilişkin olarak, tefhimden itibaren HUMK’nın 193. maddesi gereğince tahrik dilekçesi verilmesi gerektiği, ancak davacı vekilince verilen dilekçenin ….03.2006 tarihli olduğu, buna göre anılan hüküm uyarınca 10 günlük yasal sürede dilekçe verilmediği gerekçeleriyle, davanın HUMK’nın 193. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece gönderme kararı veren Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararının tefhiminden sonra 10 gün içinde mahkemeye dilekçe verilmediği gerekçesiyle davanın HUMK’nın 193. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kural olarak, TTK’nın 5. ve HUMK’nın 193. maddeleri kapsamında verilen işbölümü nedeniyle gönderme kararı üzerine HUMK’nın 193. maddesi gereğince hükmün tefhiminden itibaren 10 günlük süre içinde gönderen ya da gönderilen mahkemeye dilekçe verilmesi ya da tebligat için masraf yatırılması gerekli olup, bu süre hak düşürücü niteliğinde olduğundan, aksi hallerde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Aynı zamanda bu kararların yalnız başına temyizi de mümkün değildir. Ancak gönderme kararı bağlamında yanlışlıkla görevsizlik kararı şeklinde karar verilmesi durumunda, gönderme kararının niteliğine tamamen yabancı olan ve onunla bağdaşması mümkün olmayan bir nihai karar verilmiş olması halinde, gönderme kararının nihai hükme ilişkin bu bölümünün yalnız başına temyizi mümkündür. Somut olayda bu şekilde karar verilmiş olup, nitekim verilen bu ilk kararın temyizi Yargıtay’ca kabul edilmiş ve temyiz incelemesi yapılmıştır. Bu itibarla, bir çeşit görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle, gönderme kararı temyizi kabil olduğundan, böyle bir gönderme kararının açıklanan bu özellikleri nedeniyle, davadaki 10 günlük yasal sürenin tefhimden değil, tebliğden başlaması gerektiğinin kabulü gerekir. Doktrin ve Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. (Prof.Dr. …, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 4.Baskı, …-1979, Cilt 1, Sh.455 vd.) Bu durumda,
mahkemece yanlışlıkla da olsa görevsizlik kararı verilmiş olmakla, bu karar temyizi kabil bir karar olduğundan, artık bu karar kesinleştirilmeden ve bu amaçla karar taraflara tebliğ edilmeden, tefhimden sonra 10 gün içinde dilekçe verilmediği gerekçesiyle HUMK’nın 193. maddesi kapsamında davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez. O halde, mahkemece davanın esasının incelenmesi gerekirken, açıklanan bu ilkeye aykırı olarak verilen karar isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 17.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.