Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/7162 E. 2009/7571 K. 09.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7162
KARAR NO : 2009/7571
KARAR TARİHİ : 09.11.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 147 ada 37 parsel sayılı 89162.99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde adına tespit edilen 147 ada 31 sayılı parselin yüzölçümünün eksik tespit edildiği, 3300 metrekare yüzölçümündeki bölümünün dava konusu parselde kaldığı iddisına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile çekişme konusu 147 ada 37 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2503.81 metrekarelik bölümünün 147 ada 31 sayılı parsele eklenerek 31 sayılı parselin toplam 3830.12 metkrekare olarak davacı … adına, tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2503.81 metrekarelik bölümü hakkında davacı yararına 3402 sayılı Yasa’da öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabül edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen zirat bilirkişi raporunda taşınmazın ağır taşlı yapıda olduğu ve … arazisi olarak kullanılmadığı belirtilmiştir. Mahkemece taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilmiş ise de dinlenen yerel bilirkişiler davacının sadece taşınmazın başına ev yaparak kullanmaya başladığını beyan etmişlerdir. Taşınmazın bitişiğinde bulunan 177 ada 31 sayılı parsel, kargir ev ve arsa vasfıyla davacı adına tespit ve tescil edilmiştir. Yerel bilirkişilerin beyanlarından davacının çekişmeli taşınmazı kullanıp kallanmadığı, nereyi ne zamandan beri ve ne surette kullandığı anlaşılamamaktadır. Beyanlar zilyetlikle iktisap yönünden açık ve yeterli bulunmadığı gibi yeterli bulunmayan … bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması da yerinde değildir. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yerel bilirkişiler, tanıklar, tespit bilirkişileri, üç kişilik … bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişiler ve zilyetlik tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amaca uygun bulunup bulunmadığı etraflıca sorulup saptanmalı, beraberde götürülecek uzman … mühendisler kurulundan taşınmazın niteliğini belirtir ve zilyetlikle mülk edinilebilir yerlerden olup olmadığı hususda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, uzman bilirkişiler raporunun önceki ziraatçi raporu ile çelişmesi

halinde bu çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, gerektiğinde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenilip taşınmazların ne suretle ve ne zamandan beri kullanıldığı hususunda tamamlayıcı bilgi alınmalı, Mahkemece taşınmazın başında gerekli gözlem yapılıp bu husus zapta yazılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece yukarıda anlatıldığı şekilde araştırma ve inceleme yapılmaması isabetsiz olduğu gibi, çekişme konusu 147 ada 37 sayılı parselin tescile karar verilen (A) bölümü dışında kalan bölümü hakkında tescil hükmü kurulmaması nedeniyle sicilin açık bırakılmış olması ve taşınmazın (A) harfi ile işaretli bölümünün 147 ada 31 sayılı parsele eklenilmesi suretiyle dava konusu olmayan ve bu nedenle tespiti kesinleşmiş bulunan 137 ada 31 sayılı parselin geometrik şekli ve yüzölçümünün değiştirilmiş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.