YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3787
KARAR NO : 2022/11173
KARAR TARİHİ : 29.09.2022
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.12.2018 günlü karara karşı taraflar vekillerinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davacı vekili ile davalılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair verilen 13.10.2020 günlü Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; DSİ Genel Müdürlüğünün iş sahipliğinde yükleniciler CNG Yapı Sanayi ve Tic. A.Ş.-Cengizler Yol Yapı San. ve Tic. A.Ş. Ortaklığı tarafından Çokal Barajı Dolu Savak Mansabı Yatak Düzenlemesi İşi projesi kapsamında kanal genişletme çalışması yapıldığı sırada, 26/08/2015 tarihli ve 03/09/2015 tarihli tutanaklar ile davalı DSİ yüklenicisinin iş makinesi tarafından boru hattına zarar verildiğinin tespit edildiğini, zararın giderilmesine ilişkin davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.231.646,03 TL’nin zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Cng Yapı San. ve Tic. A.Ş. ve Cengizler Yol Yapı San. ve Tic. A.Ş. vekili projelerde ve kazı alanında boru hattının varlığına ilişkin hiçbir uyarı işareti bulunmadığını, boru hatlarının üzerinde olması gereken sarıkum ve ikaz bandının da olmadığını, bu sebeple varsa doğan zarardan müvekkili şirketlerin sorumlu olmadığını, kusuru ispat yükümlülüğünün haksız fiil sorumluluğunda zarar görene ait olduğunu, davacının kendi kusuruna dayanarak davalıdan zarar talep etmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; davalıların yüklenicisi olduğu sözleşme kapsamında yapılan çalışma sırasında, davacının boru hattına zarar verildiği ancak dosya kapsamı itibariyle boru hattı yapılır iken zarar gören kısımlarda uyarı ve ikaz levhalarının bulunmadığı, zararın artmasına neden olduğu, davalı tarafın bu kapsamda kusurlu görüldüğü, kusur durumu TBK madde 52/1 uyarınca takdiren %25 kabul edilerek oluşan zarar miktarı 1.231.646,03 TL’den %25 kusur indirimi yapılarak 923.734,52 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, davanın haksız fiilden kaynaklı oluşu ve tarafların vasfı da nazara alınarak alacağa olay tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekili ile davalılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 26,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.