Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13398 E. 2023/110 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13398
KARAR NO : 2023/110
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen istihkak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, üçüncü kişiye ait adreste mülkiyeti davacıya ait olan makinenin haczedildiğini ileri sürerek istihkak iddiasının kabulünü talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2021 tarih ve 2020/264 Esas, 2021/270 Karar sayılı kararıyla, üçüncü kişi şirketin ve borçlu şirketin farklı adreslerde faaliyette bulunduğu, dava konusu menkulün 3. kişi şirket tarafından … Finansal Kiralama A.Ş.’ye 09.07.2018 tarihinde 216.435,00 TL bedel yatırılarak borçlarının kapatılması üzerine borçlu şirkete devrinin yapılmış olduğu, 10.07.2018 tarihinde ise borçlu tarafından 3. kişi şirkete devredildiği, tasarrufun iptali davasında davalı alacaklı tarafından dava konusu mahcuz makinanın mülkiyetinin yasal olarak davacı 3. kişi şirkete geçtiği hususunun zımnen kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2021 tarih, 2021/1829 Esas, 2021/2545 Karar sayılı kararıyla, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren kanuni süresi içinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığı gerekçesiyle davalı alacaklı tarafın istinaf başvurusunun İİK’nın 363/1. fıkra son cümlesi ve HMK’nın 352/1-c maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 16.06.2022 tarihli 2022/1487 Esas 2022/7363 Karar sayılı kararıyla; Bölge Adliye Mahkemesince, HMK’nın 342/3. maddesinde belirtildiği üzere, alacaklı tarafından yasal süresi içerisinde süre tutum dilekçesi verildiği gözetilerek HMK’nın 352 ve 355. maddeleri uyarınca kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere istinaf isteminin incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, alacaklının istinaf başvurusunun süreden reddinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafça (süresinde) istinaf sebebi belirtilmeyen ilk derece mahkemesi kararında, HMK’nın 355. maddesi kapsamında herhangi bir kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili, temyiz bozma ilamına uyulmak amacıyla kamu düzenine ilişkin şartlar incelenmeksizin yüzeysel şekilde karar verildiğini, ihtiyati haciz kararı tasarrufun iptali davasında tedbir mahiyetinde verilmiş karar olduğundan davacının istihkak davası açmakta hukuki menfaati olmadığını, tedbir mahiyetindeki bir kararın tatbikine karşı ikame edilecek davada icra hukuk mahkemesinin görevli olmadığını,davanın beş ayrı icra dosyasından tatbik edilen hacze istinaden tek bir dava olarak ikame edildiğini, her icra dosyası bakımından ayrı ayrı açılması gerektiğini, harcın da eksik yatırıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2.1. HMK’nın 342/3. maddesinde; “İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda, diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır” düzenlemesi yer almaktadır.

2.2. HMK’nın 355. maddesi; “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re’sen gözetir” düzenlemesini içermektedir.

3. Değerlendirme
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 97/son, aynı Kanunun 18/1. ve 366/1. maddesinin atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/7. maddesi de gözetildiğinde icra mahkemesinde görülen işler ivedi işlerden sayıldığından temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebinin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi:

3.1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların incelendiği ve kamu düzenine aykırılık söz konusu olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Davalı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Alınması gereken 3.259,00 TL onama harcı için peşin alınan 814,00 TL harcın mahsubu ile kalan 2.445,00 TL harcın temyiz eden davalı-alacaklıdan tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.