Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/143 E. 2007/282 K. 06.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/143
KARAR NO : 2007/282
KARAR TARİHİ : 06.02.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Kadastro sırasında 212 ada 64 parsel sayılı 8150.35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle ham toprak vasfı ile hazıne adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı … irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece karar yerinde yazılı gerekçelerle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Kadastro sırasında taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle hazine adına tesbit edilmiş, davacı irsen intikal ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Dava dilekçesinde sübut delilleri olarak tapu kaydı, keşif, tanık ve sair delillere dayanılmakla beraber tapu kaydının celbine elverişli bilgiler verilmemiş ve tanık isimleri de bildirilmemiştir. Bunun üzerine mahkemece davacı adına 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 28/2 maddesi uyarınca açıklamalı davetiye çıkarılmış ancak davetiyeye verilen meşruhatın sonuna taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verileceği ibaresi eklenmemiştir. Ayrıca 28.8.2006 tarihli ilk oturuma gelen davacı yeniden kendisine delillerini bildirmesi ve tanık listesi sunması için süre verilmesini istemiş ve beyanını imzası ile belgelendirmiştir. 3402 sayılı Kadastro Yasası özel bir yasa olduğundan davada bu yasa hükümlerinin uygulanacağında duraksamak gerekir. Yasanın 28.maddesi yalnızca kadastro davalarında uygulama yeri olan bir maddedir. Hal böyle olunca kanunda sözü edilen usul yasasına ait maddelerinin davada uygulama yeri bulunmamaktadır. Verilen süre içerisinde de davacı açıkça tapu kaydının tarih ve numarasını bildirmediğine ve kayıt örneğini de ibraz etmediğine, ayrıca tanık listesi de vermediğine nazaran mahkemece 3402 sayılı Yasanın 28/2 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına ve taşınmazın tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken bu yönler gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davacı yönünden kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmiş olması doğru değildir, davacı …’ın temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 6.2.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.