Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/5510 E. 2007/317 K. 08.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5510
KARAR NO : 2007/317
KARAR TARİHİ : 08.02.2007

C.Savcılığı No :2006/263778

-K A R A R-

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda; 10 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İSTANBUL 5. İcra Ceza Mahkemesinden verilen 09/07/2004 gün ve 3027 esas 2560 karar sayılı hükmünün infazı sırasında 5349 sayılı kanunla değişik, 5252 sayılı Kanun’un 7. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddeleri gereğince hafif hapis cezasının 200 YTL idari para cezasına dönüştürülmesine ilişkin aynı mahkemenin 25/10/2005 tarihli ve 3027 esas 2560 karar sayılı ek kararını müteakip aynı mahkemenin 17/02/2006 tarihli ek kararı ile ceza zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle 09/07/2006 tarihli cezanın kaldırılmasına yönelik kararına C.Başsavcılığı tarafından ceza zamanaşımının dolmadığı gerekçesiyle yapılan itirazın İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/06/2006 tarih ve 2006/392 müteferrik sayılı kararı ile reddine ilişkin kararını havi dosya tetkik olundu.
CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 19/10/2006 gün ve 48508 sayılı yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve evrak Yargıtay C.Başsavcılığının 15/11/2006 gün ve 2006/263778 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Kanun yararına bozmaya dayanan ihbarnamede; sanığın 10 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair 09/07/2004 tarihli hükmün 07/08/2004 tarihinde kesinleştiği, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 112/6. maddesinde belirtilen 18 aylık ceza zamanaşımı süresi dolmadan sanık hakkında ek karar verilerek idarî para cezasına hükmedildiği ve 10 gün hafif hapis cezasının infazının durdurulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 15/2. maddesinde yer alan “Cezanın infazının ertelenmesi veya durdurulması hâlinde bu cezaya ilişkin zamanaşımı işlemez” hükmü de nazara alındığında, sanık hakkında mahkemece uyarlama karan verilerek yeni bir ceza tayin edildiği ve eski cezanın infazının durdurulmasına karar verildiğine göre, bu işlemler yapılırken ceza zamanaşımına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı ve ek kararla verilen cezaya 5326 sayılı Kanun’un 21. maddesinde gösterilen yerine getirme zamanaşımı kurallarının uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği belirtilerek anılan hükmün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumuna işaret edilmiştir.
Kanun yararına bozmaya dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden İSTANBUL 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/07/2006 tarih ve 2006/869 sayılı müteferrik sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın müteakip işlemlerinin mahallinde yapılması için C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 08/02/2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.