YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6010
KARAR NO : 2008/6167
KARAR TARİHİ : 14.10.2008
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali tescil ya da bir daire bedelinin tahsili istemlerine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelen tarafın yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifte peşin üyelik suretiyle iki ayrı üyelik sahibi olduğunu, ancak kura ile kendisine bir daire verildiğini ileri sürerek, ikinci bir dairenin tapu kaydının müvekkili adına tescilini, boş üyelik bulunmaması durumunda bir daire bedelinin kooperatiften tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, işbölümü ve yetki itirazında bulunmuş, sözleşme yapan müvekkili …’in, diğer müvekkili kooperatifi temsile yetkili olmadığını ve kurada davacıya tek daire verildikten 5 yıl sonra bu davanın açılmasında kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, sözleşmenin kooperatifi temsile yetkisi olmayan davalı … ile yapıldığı, bu sözleşmenin hukuken geçerli olmadığı, peşin üye alımına ilişkin kooperatif genel kurulunca alınmış bir karar bulunmadığı, davacının ödemelerinin bir üyelik için gerekenden daha az olduğu, davacıya bir daire verilmesinden başka bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de; esasen bu davaya bakma yetkisi HUMK’nın 17. maddesine göre, Ankara Ticaret Mahkemeleri’ne aittir. Her ne kadar, dava önce Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi’nde açılmış ve bu mahkemece yetkisizlik kararı verilmiş ise de; esasen bu karar yanlış olup, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davalı tarafça, davaya konu taşınmazın Sincan Mahkemelerinin görev alanında kaldığı gerekçesiyle HUMK’nın 13. maddesi kapsamında yetki itirazında bulunmuş, ancak mahkemece kooperatif merkezi araştırılmış ve bunun sonucuna göre kooperatif merkezinin Sincan Mahkemelerinin yetkisine girdiği gerekçesiyle HUMK’nın 17. maddesine göre yetkisizlik kararı verilmiştir. Bu dava salt taşınmazın aynına yönelik bir dava olmayıp, dava, üye tarafından kooperatif ve başka bir üye aleyhine, dairenin kendisine verilmesini
./..
2008/6010-6167 S/2
sağlamaya yönelik olarak açılmıştır. HUMK’nın 17. maddesi gereğince tüzel kişi olan kooperatif ile üyeleri arasındaki davaların kooperatifin ikametgahı mahkemesinde görülmesi gerekir. Bu itibarla, bu davada kesin yetki kuralı HUMK’nın 13. maddesine göre değil, 17. maddesine göre belirlenecektir. Ayrıca, HUMK’nun 17. maddesindeki bu yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı olup, temyiz aşaması dahil her aşamada re’sen dikkate alınması gerekir. Bu itibarla, yetki itirazının HUMK’nın 13. maddesine göre değil HUMK’nın 17. maddesine göre değerlendirilmesi doğrudur. Ancak, Ticaret Sicilinden gelen yazıda, davalı kooperatifin merkezinin Sincan Mahkemeleri yetkisine giren bir yerde değil, Yenimahalle/Ankara’da olduğu belirtilmiştir. Bu itibarla, HUMK’nın 17. maddesi gereğince, bu davada kesin yetki kuralı gereği Ankara Ticaret Mahkemeleri yetkilidir. Mahkemece, açıklanan bu gereklerle resen yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, esasa ilişkin karar verilmesi doğru olmadığından, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden tarafa iadesine, 14.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.