YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4482
KARAR NO : 2009/7056
KARAR TARİHİ : 02.11.2009
…
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait/sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken, yoldaki kusur nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada aracın hasara uğradığını belirterek, 13.000.00 YTL hasar bedelinden, davalının 6/8 kusur oranına isabet eden 9.750.00 YTL’nın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, yargı yolu, husumet ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın oluşumunda, davalının yolun bakım ve onarımından kaynaklanan herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacı sürücünün tam kusurlu olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davacı, davalı … aleyhine işbu davayı, yol zeminindeki kusur nedeniyle meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde oluşan hasarın tazmini amacıyla açmıştır.
Bir kamu hizmeti görmekle yükümlü davalı idareye, 2918 Sayılı KTK.’nun 7/a maddesinde, karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak görevleri verilmiş bulunmaktadır. Bu
../…
-2-
2009/4482
2009/7056
görevin 2918 Sayılı Yasa’da verilmiş olması bunun ihlali nedeniyle oluşacak zarardan dolayı idarenin özel hukuk hükümlerine tabi olacağı sonucu çıkarılamaz. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tam yargı davasının idari yargı yerinde açılması gereklidir. Esasen, 2918 Sayılı Yasa’nın hukuki sorumluluğa ilişkin 85. v.d. maddelerinde, araç işletenin sorumluluğu düzenlenmiş olup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur.
Bu durumda mahkemece, görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınacağından, idari yargının görevli olması nedeniyle, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre; dava reddedildiği halde, davalı vekilince 10.03.2008 tarihli tahsilat makbuzu ile yatırılan 286.10 YTL keşif masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, bu hususta olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamaması da isabetli değildir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlırının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 2.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.