Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/3417 E. 2007/2299 K. 02.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3417
KARAR NO : 2007/2299
KARAR TARİHİ : 02.07.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, … 6.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 15.2.2005 tarihli ilamı gereğince müvekkilinin davalı …’dan 2.751.00-YTL alacağı olduğunu, icra takibini karşılıksız bırakmak amacıyla davalı …’ın … … Cad. No: 303/A’da faaliyet gösterdiği işyerini 19.10.2001 tarihinde çocuklarının kurduğu davalı şirkete devrettiğini belirterek davalılar arasındaki işyerinin devrine ilişkin tasarrufun iptalini istemiştir.
Davalılar vekili, davacının aynı konuda … 3.İcra Mahkemesi’ne 24.8.2006 tarihinde açtığı davanın 19.10.2006 tarihinde reddedildiğini ve kesinleştiğini, davanın öncelikle kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, Ticaret Mahkemesi’ne açılan bu davanın da işbölümü itirazı nedeniyle dava değerine göre Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğini, alacağının 15.2.2005’de doğmasına rağmen davalı şirketin 25.10.2001’de kurulduğunu, takibin 9.9.2005’de yapıldığını, şirketin borçlu ile alakası olmadığını, İİK’nun 280.maddesi gereğince şirketle ilgili ilanların yapıldığını, iptali istenen tasarrufun alacaktan 5 yıl önce yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Görevli mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre İİK’nun 284.maddesindeki 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, davanın İİY’nın 284.maddesinde öngörülen 5 yıllık süre geçtikten sonra açılmış olmasına, sözkonusu sürenin hak düşürücü süre olup mahkemece re’sen nazara alınacağına ve kararda yazılı gerekçelere göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-) Davalılar vekilinin temyizine gelince; temyiz, vekalet ücretine yönelik bulunmaktadır.
Mahkemece, davanın süresinde açılmadığı nedeniyle reddine karar verildiğine göre kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken bu yönün gözardı edilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 2.7.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.