Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/1256 E. 2007/2404 K. 09.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1256
KARAR NO : 2007/2404
KARAR TARİHİ : 09.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı … ve davacı … Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları araçların çarpıp hasara neden olduğunu ileri sürerek, sigortalısına ödediği miktardan 3.679.000.000 TL’nin 24.7.2003 ödeme tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevabında, öncelikle yetki itirazında bulunmuş kusura hasara ve faizede itiraz ederek, takas ve mahsup talebinde bulunmuş, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … de yetki itirazında bulunarak davanın reddini istemiş, kusura ve hasara da itiraz etmiştir.
Davalı … … Sigorta vekili ise cevabında, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kendi sigortalılarına kusuru oranında ödeme yaptıklarını bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Dığer davalı … Sigorta A.Ş. ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre 910.53 YTL faiz alacağının davalı …’ten tahsiline; davalılar … Sigorta A.Ş, … ve Axa … Sigorta A.Ş. yönünden dava atiye bırakıldığından bu davalılar hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı … ve davacı … Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı … yönünden yapılan temyiz incelemesinde, 7.10.2004 tarih, 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı kanun ile HUMK’na eklenen, ek madde ile aynı yasanın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2006 tarihinden itibaren 1.090.00 YTL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar, anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İ.B.K uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı … vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacı … Sigorta A.Ş.vekilinin temyizine gelince;
Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle ceza yargılaması sırasında alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunması sebebiyle mahkemece benimsenmesinde ve uzman bilirkişice düzenlenen tazminata ilişkin raporun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının da reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz isteminin hükmün kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 0.90 YTL kalan onama harcın temyiz edenden alınmasına 9.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.