Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/593 E. 2023/167 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/593
KARAR NO : 2023/167
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1947 E., 2021/1399 K.
DAVA TARİHİ : 07.07.2017
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.)
SAYISI : 2017/454 E., 2019/179 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı katılma yolu ile davacı ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince taşınmaz üzerine yüklenici tarafından üç blok halinde ve her blokta 140 bağımsız bölüm olacak şeklinde konut yapımı gerçekleştirileceğini ve bu imalatların üçüncü şahıslara satışından elde edilecek hasılatın %30 kısmı arsa sahiplerine, %70 kısmının ise yüklenici şirkete ait olacağını, müvekkilinin 01.05.2015 tarihinde tanzim edilmiş yazılı sözleşme ile yapılacak bu taşınmazdan C blok kat 13, bağımsız bölüm no 101 olan 194,5 brüt m² miktarlı bağımsız bölümü satın aldığını, satış bedelinin KDV dahil 385,000,00 TL olduğunu, taksitli satış bedeli konusunda anlaştıklarını, ilk satış bedeli olan 1.000,00 TL’nin ödendiğini, bakiye kalan 384.000,00 TL miktar için senetler alındığını ve müvekkilinin bugüne kadar bu senetlerden vadesi gelenlerin tümünün ödediğini, yüklenicinin piyasaya, arsa sahiplerine, bankalara borçlu bulunduğunu, ekonomik olarak krize girdiğini, inşaatın yapım faaliyetlerini durdurduğunu tespit ettiklerini belirtip bağımsız bölümün taraflarına tescilini, kalan senetli borç için mahkemece vadeli bir hesaba depo kararı verilmesini talep etmiştir.
1.2.Davacı, 03.2019 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; tapu iptal tescil talebinin mümkün olmaması halinde ödenen 222.500,00 TL bedelin ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, ödenmeyen senetlerin iptali ile borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

2.1 Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin B. C. … ile davacı arasında yapılmış olan 28.11.2014 tarihli satış sözleşmesinde hiçbir şekilde taraf olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, 05.08.2013 tarihli İskenderun 1. Noterliğinin 21107 yevmiye no.lu sözleşme ile müteahhitin henüz ferağ yetkisini kazanmadığı daire için yapmış olduğu satışlardan dolayı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, diğer davalılar … ve … ile birlikte tapuda Hatay ili, Arsuz ilçesi, Nardüzü 5523 no.lu parselin müşterek malikleri olduklarını, diğer davalı B. C. … İnşaat Şirketi ile “Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” ni imzaladıklarını, Anılan sözleşmelere istinaden B. C. … İnşaat Şirketi tarafından “Altın Vadi Konutları” adı altında inşaata başlandığını, gerek davacı taraf gerekse kendileri tarafından zikredilen sözleşmelere istinaden B. C. … tarafından üçüncü kişilere yani davacıya yapılan “daire satışları” esasen (Eski Borçlar Kanunu Madde 162) Borçlar Kanunu 183. madde anlamında “alacağın temliki” hükmünde olduğunu, B. C. …, ancak arsa sahibinden hak etmiş olduğu bir hakkı üçüncü kişilere devredebileceğini, yani üçüncü şahsın (davacı), arsa sahiplerinden tescil talep edebilmesi için yüklenicinin arsa sahiplerine karşı eser sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesi gerektiğini, öncelikle davanın müvekkil, … bakımından husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.3. Diğer davalılar … Teks. Mob. Halı Müh. Mim. Müth. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ile … adına çıkartılan duruşma günü bildirir davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmedikleri, davaya karşı beyanda da bulunmadıkları anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa maliki olan davalıların diğer davalı şirket yapmış olduğu İskenderun 1. Noterliğinin 05.08.2013 tarihli 21107 yevmiye no.lu kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, davalı şirketin inşaatın genel olarak ancak %44’ünü tamamladığı, bu nedenle alacağın temliki hükümleri uyarınca yüklenici kendi üzerine düşen edimi yerine getirmediğinden arsa sahibinden herhangi bir hak kazanamayacağı, bu nedenle davacı ile şirket arasındaki alacağın temliki hükümlerine göre düzenlenmiş sözleşmenin arsa sahiplerini bağlamayacağı açıklanan nedenlerle arsa sahipleri …, …, … aleynine herhangi bir talepte bulunulamayacağından bu davalılar bakımından açılan davanın reddine karar verildiği, diğer davalı şirket açısından ise davalının, davacı ile imzalamış olduğu sözleşmedeki yükümlülüğü yerine getirmediği, inşaatı tamamlayıp teslim etmediği anlaşıldığından davacı bakımından sözleşmeyi haklı olarak fesih koşullarının oluştuğu anlaşılarak sözleşmenin feshine, bilirkişi raporuyla tespit edilen ve şu ana kadar davalıya ödenen 217.750,00 TL’nin davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine, dava konusu yapılan senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilerek davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davalılar …, …, … aleyhine açılan davanın reddine, … İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ile ilgili davalı arasında imzalanan 28.11.2014 tarihli sözleşmenin feshine, davacı tarafından davalıya ödenen 217.750,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, sözleşmeye istinaden tanzim edilmiş bulunan ve sözleşmede belirtilen ödenmemiş senetlerden borçlu olmadığının tespitine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin gereğince hesaplanan ve takdir edilen 29.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekille temsil olunan davalılar … … Ateş ve …’ya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar arasında yapılan sözleşme hasılat paylaşımına yönelik olup, kâr paylaşımı yani ortaklık sözleşmesi söz konusu olduğundan arsa sahipleri de ödenen bedelden sebepsiz zenginleşmiş olup, müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı arsa sahiplerine maktu yerine nispi vekalet ücreti hükmedilmesi hatalı olduğu, evin değerinin 59.031,38 TL iken nispi vekalet ücretinin 385.000,00 TL üzerinden hesaplanmasının doğru olmadığı belirtilerek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile terditli davalarda terditli taleplerden reddedilen talep için ayrıca harç alınmayacağı gibi vekalet ücreti ve yargılama gideri takdiri de mümkün olmadığı, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesinde; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzeltilerek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlendiği, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK. nun 353/1-b-2 bendi uyarınca, kısmen kabul edilip kararın kaldırılarak vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilerek davalılar …, …, … aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli olarak davalı B. C. … İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ile bu davalı arasında imzalanan 28.11.2014 tarihli sözleşmenin feshine, davacı tarafından davalıya ödenen 217.750,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, aleyhe hüküm yasağı dikkate alınarak, davalı B. C. … İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. ile davacı arasında akdedilen sözleşmeye istinaden tanzim edilmiş bulunan ve sözleşmede belirtilen ve ödenmeyen senetlerden borçlu olmadığının tespitine, kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar … ve … lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 7/2 maddesi uyarınca takdir olunan 4.080,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalılara verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı arsa sahibi … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı Temyizi

1.1. Ödenen bedelin ticari faizi ile birlikte ödenmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığı,
1.2. Davalılar arasında yapılan sözleşmenin hasılat paylaşımına yönelik olduğu, kâr paylaşımı yani ortaklık sözleşmesi söz konusu olduğundan arsa sahiplerinin de ödenen bedelden sebepsiz zenginleşmiş olup, müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilerek karar temyiz edilmiştir.

2. Davalı Temyizi

2.1. Tapu iptali ve tescile yönelik davada, davalı müvekkilin tapu maliki olarak yer aldığını, davacının ilk talebine göre davalının taraf ehliyetine sahip olduğunu,
2.2. Davacının istinaf gerekçesinde, dava konusuna ve pasif husumete ilişkin bir itiraz olmadığı halde, mahkemece bu konuda inceleme yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu,
2.3. İstinaf mahkemesince tapu iptali ve tescil talebi reddedilmiş iken, davalı müvekkilin pasif hasım olduğunun kabulünün ve sözleşmenin feshine karar verildiğinden bahisle davalının taraf sıfatı olmadığının kabulü ile AAÜT madde 7/2 uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını,
2.4 Terditli davada taleplerden birinin reddi halinde vekalet ücretine hükmedilmeyeceği gerekçesi hatalı olup, müvekkil hakkında davanın esastan reddine karar verilmiş iken yerel mahkeme kararında yer aldığı gibi dava değeri 385.000,00 TL üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücreti yerine AAÜT madde 7/2 uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçeleri ile karar temyiz edilmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, yükleniciden taşınmaz satın alan 3. kişinin açmış olduğu tapu iptali ve tescil
mümkün olmadığı takdirde tazminat ve menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı TBK’nın ilgili maddeleri

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davacı vekilinin ödenen bedelin ticari faizi ile birlikte tahsil edilmesine yönelik temyiz itirazının istinaf dilekçesinde ileri sürülmemiş olması nedeni ile incelenmesinin mümkün olmamasına, ek sözleşme ile arsa sahipleri ve yüklenici arasındaki ilişkinin hasılat paylaşımından arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine çevirildiğinin ve terditli davalarda ilk talep hakkında karar verilmediğinden vekalet ücreti taktir edilmemesi gerekse de davalı arsa sahiplerinin yasal hasım olup yargılamada vekille temsil olunmaları nedeni ile lehlerine maktu vekalet ücreti taktir edilmesinde bir hata olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı arsa sahibi … vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

Davacı ve davalı … vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Fazla yatırılan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.