YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5703
KARAR NO : 2009/1736
KARAR TARİHİ : 26.03.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların işleteni, sürücüsü ve sigortacısı oldukları aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini açıklayarak, davalı tarafın kusuruna isabet eden 1.494,00.TL.nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, aracın işleteni olan davalı … adına düzenlenmiş bir poliçe bulunmadığını, farklı kişi adına poliçe düzenlenmiş olduğunu savunmuş, davalı …, kazadan bir yıl önce aracı adına poliçe düzenlenmiş olan …’a haricen sattığını, bilahare noter satışı yapıldığını savunmuş, diğer davalı ise cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılar … ve … hakkındaki davanın reddine, davalı … hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 1.494,93.TL.nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı … şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta poliçesi nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, motorlu araçların işletilmesi sırasında meydana gelen zararlar konusunda 2918 Sayılı Kanunun 85 ve devamı maddeleri uyarınca, aracın trafik sigorta poliçesini temin eden sigorta şirketi ile birlikte aracın işleteni ve sürücüsü de müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı belirtilmiştir. Ayrıca aynı yasanın 20/d maddesine göre, sicile kayıtlı araçların noterlerce yapılmıyan her çeşit satış ve devirleri geçersizdir. Bu durumda, davalı …’nun noterden resmi şekilde yapılmış bir satış sözleşmesi bulunmadığından, aracın işleteni ve sürücüsü olan davalılar … ve …’ın da davalı … ile birlikte müteselsilen sorumluluklarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.03.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.