YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1898
KARAR NO : 2007/3179
KARAR TARİHİ : 23.10.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı … … Sigorta AŞ. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 2.490.366.000TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı araç sürücüsünün olayda tam kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.490.366.000TL’nin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı … şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … AŞ. vekili davanın zamanaşımına uğradığını, kusur ve hasarı kabul etmediklerini, dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini, davanın reddini istemiştir.
Davalı … ve … süresinden sonra verdikleri cevap dilekçelerinde davanın zamanaşımına uğradığını belirtmişlerdir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davalı … AŞ. yönünden dava atiye bırakıldığından bu davalı hakkında karar ittihazına yer olmadığına, davalı … ve … hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … … Sigorta AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Zamanaşımı hukuki mahiyeti itibariyle bir def’i olup, Sulh Hukuk Mahkemelerinde en geç ilk oturumda ileri sürülmesi gerekir. Bu safhadan sonra öne sürülen zamanaşımı defiine karşı savunmanın genişletilmesi itiraz yapılabilir. Ayrıca zamanaşımı defiinden öne süren davalı yararlanabilir.
Somut olayda davalı … AŞ. vekili tarafından süresinde zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de bu diğer davalılar lehine sonuç doğurmaz. Davalı … ve … ilk oturumdan sonra 2.6.2005 havale tarihli dilekçeleri ile zamanaşımı def’ini ileri sürmüşler, davacı vekili zamanaşımı itirazının süresinde yapılmadığını, dolayısıyla savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediklerini belirtmiştir. Bu durumda mahkemece davalı … ve … yönünden işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … … Sigorta AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı … … Sigorta AŞ. vekili’ne geri verilmesine 23.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.