Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14065 E. 2023/290 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14065
KARAR NO : 2023/290
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/867 E., 2022/2010 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 11.08.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/301 E., 2021/30 K.

Taraflar arasındaki sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.05.1992 olduğunu ve bu sigortalılığının kesintisiz olarak devam ettiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.05.1992 tarihi olarak tespitine, davanın davalı … ve mirasçıları açısından açılmamış sayılmasına, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, davacının ileri sürdüğü iddialarını davalı Kurum kayıtlarına eş değerde belgeler ile kanıtlaması gerektiğini, dinlenilen davacı tanıklarının salt beyanları esas alınarak tespit talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamına yetersiz tanık ifadelerine göre davacının isteminin kabulünün mümkün olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddinin gerektiğini, davalı Kurum aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Davacının 01.05.1992 tarihinde … sicil numaralı … isimli işyerinden giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına işlendiği, işyerinin 15.03.1992-05.09.1992 arası Yasa kapsamında olduğu, dönem bordrosu bulunmadığı, tanık …’nin davacının çalışmasını doğruladığı, tanığın 15.03.1992 tarihinden itibaren 30 gün bildiriminin yapıldığı, tanık … ‘ün davacının çalışmalarını doğruladığı, tanığın 15.03.1992 tarihinden itibaren 30 gün bildiriminin yapıldığı, giriş bildirgesi üzerinde yapılan imza ve fotoğraf incelemesinde imzanın davacıya ait olduğunun tespit edilemediği, fotoğrafın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, 01.01.1969 doğumlu olan davacının 18 yaş engelinin bulunmadığı, dinlenen kayıtlı tanıkların beyanları ile fiili çalışmanın ispatlandığı, Mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak davalı Kurumun istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili; İlk Derece Mahkemesi tarafından istenen bilirkişi raporuna göre davacının sunmuş olduğu işe giriş bildirisi üzerindeki fotoğrafın davacıya ait olmasına karşın evrak üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiğini, bu sebeple bu delilin de göz önüne alınması gerektiğini, davanın ispatlanamadığını özet olarak beyan etmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi tarafından hukuka aykırı olarak verilen kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1-01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi hükmünde yer alan düzenleme ile genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun olduğu kabul edilmelidir.

2- Sigortalılık başlangıcının tespitine ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.06.2011 günlü 2011/307 E. – 2011/366 K. sayılı, 21.09.2011 günlüve 2011/527 E. – 2011/552 K. sayılı ilamları gözetildiğinde, 506 sayılı Kanunun 108. maddesi uyarınca, sigortalılık başlangıcı yönünden salt işe giriş bildirgesi verilmiş bulunması yeterli olmayıp, ayrıca Kanunun 2. maddesinde öngörülen şekilde fiili çalışmaların aranması da gereklidir.

3- Yöntemince düzenlenip süresi içinde kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de, fiili çalışmanın varlığının ortaya koyulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Kanunun 79/8. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. Zira sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava, aynı zamanda sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında, adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği, ancak, yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda, çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı ve Anayasa’nın 60. maddesinde tanımlanan sosyal güvenlik hakkının niteliği gereği bu tür davalarda, hâkim, doğrudan soruşturmayı genişleterek, sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını resen belirlemelidir.

4- Bunun için de iş yerinde tutulması gerekli dosya, puantaj kayıtları ve ücret bordroları ile kurumdaki belge ve kayıtlardan yararlanılmalı, müfettiş raporları olup olmadığı araştırılmalı, aynı dönemde iş yerinde çalışanlar saptanmalı, gerektiğinde komşu iş yeri çalışanlarının da bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yargılama sürecinde tanık olarak dinlenen … ‘ın çalışmalarına ilişkin getirtilecek olan belgeler değerlendirilerek, gerçek çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya konulmalıdır.Bu araştırmada gerekirse zabıta aracı kılınmalı, elde edilen bilgilerin tanık anlatımlarında belirtilen olgularla örtüşüp örtüşmediği de irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.02.2003 gün ve 21-35/64, 21.01.2004 gün ve 21-27/3, 22.12.2004 gün ve 21-742/744 numaralı ilamlarında da aynı ilkeler açıklanmıştır.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2-Somut olayda davacının …’ya ait bina inşaatı işyerine 01.05.1992 tarihinde işe başladığına dair düzenlenmiş işe giriş bildirgesi mevcuttur. Bildirgenin Kuruma hak düşürücü süre dahilinde, 01.06.1992’de intikal ettiği anlaşılmakla, bu bildirgede fotoğrafı olan şahsın davacı olduğuna dair uzman bilirkişinin saptaması, davacıya verilen sigorta sicil numarasının işe giriş bildirgesinin verildiği yıla ait serilerinden olması, aynı iş yerinde birlikte çalıştığı bildirilen ve dinlenen tanık anlatımları dikkate alındığında sigortalılık başlangıç tarihi isteminin anılan tarih itibariyle kabulü gerekmektedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.