Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/3213 E. 2007/3033 K. 09.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3213
KARAR NO : 2007/3033
KARAR TARİHİ : 09.10.2007

MAHKEMESİ :Karşıyaka Asliye 3.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı ile davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların ilgilisi bulundukları aracın müvekkiline ait araca çarparak hasar oluşturması nedeniyle, araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı olarak 5.600.00.YTL’nın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, poliçe limiti ile sorumlu olduklarını savunmuştur.
Davalı … vekili, kusuru kabul etmediklerini açıklayarak ve asıl davanın reddi ile kendi araçlarında meydana gelen hasar yönünden de 5.600.00.YTL’nın davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı-karşı davalının davasının reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile, 4.500.00.YTL. hasar bedelinin karşı davalı …’den tahsiline, fazla istemin reddine, karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı ile davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece yazılı şekilde asıl davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen karar dosya içeriği ile uygun düşmemektedir. Şöyle ki; keşif sırasında dinlenen her iki taraf tanıklarının beyanları ile 16.11.2006 tarihli oturumda dinlenen davacı-karşı davalı tanığı … …’ün beyanları arasında açık bir aykırılık bulunmaktadır. Tanık … beyanlarında ısrar etmiştir.
Mahkemece davalı – karşı davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmesinin makul bir nedeni açıklanmadığı gibi, davacı tanıklarının beyanlarına neden itibar edilmediği mahkeme kararında ve bilirkişi raporunda inandırıcı bir gerekçe gösterilmemiştir. Bu durumda, dosyanın Karayolları Genel Müdürlüğü veya İTÜ gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna incelettirilerek alınacak rapor ve toplanan deliller sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
2-Kabule göre de, davalı … hakkında açılan dava red edildiğine göre, lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1)ve (2) nolu bentlerde yazılı nedenlerle davacı-karşı davalı vekili ile davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu yönden davacı-karşı davalı ve davalı … taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 9.10.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.