YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4399
KARAR NO : 2006/6927
KARAR TARİHİ : 19.09.2006
…
ESAS 2006 KARAR
4399 6927
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
İHBAR OLUNAN : … Sigorta AŞ.
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait sevk ve idaresindeki … plakalı aracıyla müvekkilinin sevk ve idaresindeki … plakalı aracına çarptığını belirterek hasar ve araç mahrumiyeti olarak toplam 2.167.950.000TL’sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının malik sıfatı bulunmadığını, kazaya plakası tespit edilemeyen dava dışı aracın neden olduğunu, kusur oranını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulü ile 482.819.915TL’sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafnıdan temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesiyle kendisinin tamamen kusursuz olduğunu, davalıya başvurduğunda davalının kusuru bulunmadığını, 3.bir aracın kendisine çarptığını ileri sürmüşsede bunun davalının sorumluluğunu kaldırmadığını, davacıya çarpanın davalı olduğunu; bir zararı varsa davalının kendisine çarptığını iddia ettiği 3.kişiden tazminini isteyebileceğini belirterek davalı yönünden teselsül hükümlerine dayanmıştır. Yargılama aşamasında bir kısım kusurun kimliği belirlenemeyen 3.kişide olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 88. maddesi tazminatla yükümlü olanların müteselsilen sorumlu
../…
– 2 –
2006/4399
2006/6927
sayılacaklarına amirdir. Bk’nun 142. maddesi ise davacıya istediği borçluya başvurma hakkı tanımıştır.
Buna göre tazminat miktarının tamamından davalının sorumlu tutulması gerekirken kusur oranına göre kısmen sorumlu tutulması doğru değildir. Yargıtay HGK’nun 19.12.1986 gün 85-4-822, 86/1140 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Davacı parça giderlerine KDV eklenmesini talep etmiş, hükme esas 12.1.2005 tarihli bilirkişi heyeti raporuyla da KDV’li hasar hesaplanmıştır. O halde, talep gibi KDV tutarlı tazminata karar verilmesi gerekirken eksik tazminata karar verilmesi de doğru değildir.
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 19.9.2006 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Mualif)
– KARŞI GÖRÜŞ YAZISI –
Davacı …’ün Cumhuriyet Savcılığına verdiği dilekçe ve davacı …’un mahkemedeki ifadesinden anlaşıldığı gibi davalının önündeki plakası tesbit edilemeyen kamyonet aniden sola dönüş yapmak istemiş bu sırada davalı …’e ait Reaulta sağ arka kısmından çarpmış ve davalı aracıda karşı şeride kayarak davacı aracına çarpmıştır. Mahkemece bilirkişiden üç rapor alınmıştır. 12.1.2005 tarihli olup davalıya 2/8 kusur veren rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre ise davalı … Kusursuz bulunmuştur. Haksız fiil nedeniyle zaman görenin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa bunlar müteselsilen sorumlu tutulurlar. Ancak
../…
– 3 –
2006/4399
2006/6927
davacı davayı açarken olayı bildiği halde kendi aracına çarpan aracın sonuç itibariyle sorumlu ve kusurlu olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Başka bir anlatımla davacı kazaya karışanların müteselsilen sorumlu olmaları ilkesine dayanmayıp, sonuç olarak kendi aracına çarpan araç sürücüsünün kusurlu olduğuna dayanmıştır. Böylece davalı kusuru oranında tazminatla yükümlü sayılmalıdır. Bu nedene ilişkin bozma düşüncesine katılamıyorum. Ancak hükmedilen tazminata KDV ilave edilmemesi nedeniyle hükmün bozulması gerekirdi.