Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/20160 E. 2009/16556 K. 17.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20160
KARAR NO : 2009/16556
KARAR TARİHİ : 17.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ödeme emirlerinin ve takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava nitelikçe davacı hakkında eksik işçilik bildiriminde bulunduğu gerekçesiyle davalı Kurumca tahakkuk ettirilen idari para cezasıyla ilgili 16.11.2007 tarih ve 2007/20251-20262 ve 22.11.2007 tarih ve 2007/20498-20500 takip sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir
Mahkemece istemin kabulü ile, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 38.maddesi gereğince davalı Kurumun ancak ihale yoluyla yaptırılan işler ve özel bina inşaatı iş yerleri ile ilgili olmak üzere böyle bir inceleme yetkisinin bulunduğu,yetkisiz olarak yapılan işlem sonucu hazırlanan raporun hukuka aykırı olduğu,asgari işçilik tesbitine yönelik Kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olarak tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammının iptali gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına kayıtlı 38 D 0403 plakalı otobüsün Kent Kargo ve Taşımacılık Ltd.Şirketi bünyesinde yolcu taşımacılığında çalıştırıldığı, davacı işverence Kuruma yeterli işçilik bildirilmediği tespit edilerek,idari para cezası tahakkuk ettirildiği,16.11.2007 tarih ve 2007/20251-20262 ve 22.11.2007 tarih ve 2007/20498-20500 takip sayılı ödeme emirleri ile davacı şirketten idari para cezalarını ödemesinin istendiği,ödeme emirlerinin davacıya 11-13-17.12.2007 tarihlerinde tebliğ edildiği,davanın 7 günlük süre içinde açıldığı,Kayseri 1.İdare Mahkemesinin 26.03.2008 tarihli yazısına göre,davacı tarafından Kurum aleyhine 506 sayılı Yasa’nın 140/c maddesi gereğince toplam 19.673,45 TL idari para cezasının iptali için açılan davanın halen devam ettiği anlaşılmaktadır.
4.10.2000 tarihli 616 sayılı K.H.K’nın 66.maddesi ile sigorta müfettişlerinin işyerlerinde belirtilen nitelikte inceleme ve ölçümleme yapma ve bu raporlara dayalı olarak da Kurum tarafından resen prim tahakkuk ettirme yetkilerini düzenleyen 4792 sayılı Yasa’nın 3917 sayılı Yasa ile değişik 6.maddesi yürürlükten kaldırılmış,ne var ki;616 sayılı KHK Anayasa Mahkemesi’nin 31.10.2000 tarihli kararı ile iptal edilmiş,iptal kararı 10.11.2000 günlü Resmi Gazete’de yayımlanmış ve iptal kararı yayım tarihinden bir yıl sonra 10.11.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir.6.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa’nın 37.maddesi ile değişik 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesinin 7.fıkrasında fiilen veya işyeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı tespit edilen sigortalılara ait olup,bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi halinde,bu belgenin Kurumca resen düzenleneceği ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edileceği,işverenin,tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ
tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebileceği,itirazın reddi halinde işverenin kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili mahkemeye başvurabileceği,6.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa’nın 49.maddesi ile değişik “Sigorta Müfettişlerinin Teftiş Yetkileri Başlıklı “506 sayılı Yasa’nın 130.maddesinin 2.fıkrasında “işverenin Kuruma emsaline,yapılan işin nitelik,kapsam ve kapasitesine göre işin yürütülmesi için gerekli olan sigortalı sayısının,çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun Kurumca saptanması halinde işin yürütülmesi için gerekli olan asgari işçilik miktarı,yapılan işin niteliği ,bünyesinde kullanılan teknoloji,iş yerinin büyüklüğü,benzer işletmelerde çalıştırılan işçi sayısı,ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurları dikkate alarak sigorta müfettişi tarafından tespit edileceği” bildirilmiştir.1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 85/1.ve 17.4.2008 tarihli 5754 sayılı Yasa’nın 50.maddesi ile değişik 86.maddesinin 7.fıkrasında da bu mevcut düzenleme aynen yer almıştır.
Davalı Kurumun tüm işyerlerinde ölçümleme hakkının bulunduğu açıkça ortada iken mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Öte yandan; 506 sayılı Yasa’nın 80/5.maddesine göre “Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. 6183 sayılı Yasa’nın 58/1.maddesine göre ise, “ Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs,böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (İş Mahkemesi) nezdinde itirazda bulunabilir.
İdari para cezalarına ilişkin olarak 506 sayılı Yasa’nın 140. maddesindeki düzenlemede “İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenir veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî para cezası kesinleşir. Mahkemeye başvurulması cezanın takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenmeyen idarî para cezaları, bu Kanunun 80 inci maddesi hükmü gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz ve yargı yoluna başvurulmaksızın tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, idarî para cezalarına karşı Kuruma itiraz etme veya yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez. Ancak, Kurumca itirazın reddedilmesi veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, daha önce tahsil edilmemiş olan dörtte birlik ceza tutarı, 80 inci madde hükmü de dikkate alınarak tahsil edilir” denilmektedir.
Bu düzenlemeler karşısında İdari para cezalarının tahsili için davalı Kurumca 6183 sayılı Yasa gereğince çıkarılan ödeme emrinin iptali için açılacak davaların İş Mahkemesinde görüleceğinin kabulü gerekir.
Yapılacak iş; davalı Kurumun tüm işyerlerinde ölçümleme hakkının bulunduğu göz önünde bulundurularak, davacının komisyon kararına karşı idare mahkemesinde açtığı idari para cezasının iptaline ilişkin davanın sonucunu beklemek ve çıkacak sonuca göre tüm delilleri birlikte değerlendirmek suretiyle karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 17.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.